Sudan’da Kritik Hamle: RSF, ABD Destekli Ateşkesi Kabul Etti, Ordu Silah Bırakılmasını Şart Koşuyor!
🕊️ Sudan’da Umut Işığı: Hızlı Destek Kuvvetleri’nden (RSF) İnsani Ateşkes Teklifine Onay!
Sudan’da iki yılı aşkın süredir devam eden ve ülkeyi felakete sürükleyen ordu ile paramiliter gruplar arasındaki savaşta önemli bir gelişme yaşandı. Ülkenin büyük bölümünü kontrol eden Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) paramiliter grubu, ABD destekli insani ateşkes teklifini kabul ettiğini duyurdu. Birleşmiş Milletler (BM) ajanslarının şehirleri yerle bir ettiğini, sağlık sistemini çökerttiğini ve gıda tedarikini sekteye uğrattığını belirttiği bu çatışmaların sona ermesi için umut doğdu.
RSF’den Kritik Açıklama ve Arabulucular
RSF, kararı Perşembe günü, Darfur’daki son büyük ordu kalesi olan El-Faşir şehrini 18 aylık bir kuşatmanın ardından ele geçirmesinden haftalar sonra açıkladı. RSF, bu insani ateşkes planının ABD, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından koordine edildiğini belirtti. Arabulucular, dokuz aylık siyasi bir sürece yol açacak üç aylık insani duraklama planının ana hatlarını çizdi.
Silahlı grubun bir sözcüsü yaptığı açıklamada, “Hızlı Destek Kuvvetleri, anlaşmanın uygulanmasını ve çatışmaların sona erdirilmesi düzenlemeleri ile Sudan’daki çatışmaların temel nedenlerini ele alacak siyasi süreci yönlendiren temel ilkeler hakkındaki tartışmaların derhal başlamasını dört gözle beklemektedir,” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, RSF’nin sadece askeri değil, aynı zamanda siyasi bir çözüm masasına da oturmaya istekli olduğunu gösteriyor.
Sudan Ordusundan (SAF) Sert Şart ve İntikam Yemini
Ancak Sudan ordusunun (SAF) tavrı, uzlaşmanın önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor. AP’ye konuşan bir SAF yetkilisi, ordunun ateşkesi ancak RSF’nin silahlarını bırakması ve sivil bölgelerden çekilmesi koşuluyla kabul edeceğini belirtti.
SAF Komutanı General Abdel Fattah al-Burhan, Çarşamba günü yaptığı sert bir konuşmada, “El-Faşir, El Geneina, El Cezire ve ihlalde bulundukları her yerde Hızlı Destek Milisleri’nin eliyle acı çeken tüm şehitlerin ve herkesin intikamını alma” yemini etti. Bu sert koşullar ve intikam söylemi, taraflar arasındaki güven bunalımının ve uzlaşma yolunun ne kadar zorlu olduğunu gözler önüne seriyor.
Uluslararası Baskı ve Savaş Suçları İddiaları
El-Faşir’in düşüşünden bu yana uluslararası baskı önemli ölçüde arttı. BM Güvenlik Konseyi, RSF’nin şehre yönelik saldırısını kınadı ve geniş çaplı, etnik motivasyonlu vahşet riskinin arttığı konusunda uyardı. Bu endişeler, çatışmanın Darfur’da 2000’li yıllarda yaşanan soykırım benzeri olayların tekrarlanabileceği korkusunu beraberinde getiriyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), şehir ve çevresindeki devam eden şiddetin savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar teşkil edebileceğini bildirdi. Bu hukuki tehdit, hem RSF hem de SAF üzerindeki hesap verebilirlik baskısını artırıyor.
Üçüncü yılına giren çatışmada taraflar daha önce de birçok kez ateşkes önerisini kabul etmiş, ancak bu anlaşmaların hiçbiri kalıcı olmamıştı. Ateşkes anlaşmalarının sık sık bozulması, yeni teklifin başarısı konusunda ciddi şüpheler yaratıyor. Son olarak, Haziran ayında, El-Faşir’e giden bir insani yardım konvoyuna silahlı bir grup saldırmış, saldırıda en az beş BM yardım çalışanı hayatını kaybetmişti. Bu olaylar, insani yardımın ulaştırılmasının ne kadar tehlikeli olduğunu ve ateşkesin aciliyetini gözler önüne seriyor.