🌌 Evrenin “Mavi Patlamaları” (LFBOT) Nihayet Çözüldü
Gökbilimciler on yılı aşkın süredir evrenin derinliklerinden gelen ve “LFBOT” (Luminous Fast Blue Optical Transients – Işıklı Hızlı Mavi Optik Geçici Olaylar) olarak adlandırılan gizemli mavi parlamaların sırrını çözmeyi başardı. 16 Aralık 2025’te duyurulan bu keşif, AT 2024wpp adı verilen ve bugüne kadar gözlemlenen en parlak sinyal sayesinde gerçekleşti.
💥 AT 2024wpp: Bir yıldızın vahşi sonu
Bilim dünyasında “Mavi Patlama” olarak bilinen bu olayların, sanılanın aksine sıradan bir yıldız patlaması (süpernova) olmadığı kanıtlandı. İşte araştırmanın çarpıcı sonuçları:
- Devasa Enerji Çıkışı: AT 2024wpp, normal bir süpernovadan 100 kat daha fazla enerji yaydı. Araştırmacılar, hiçbir yıldız patlamasının bu denli büyük bir gücü tek başına üretemeyeceğini hesapladı.
- Kara Delik “Kıyma Makinesi”: Sinyalin kaynağının, Güneş’ten yaklaşık 100 kat daha büyük bir kara deliğin, yanındaki dev bir yıldızı (yaklaşık 10 Güneş kütlesinde) parçalara ayırması olduğu anlaşıldı.
- Ekstrem Gelgit Parçalanması: “Spagettileşme” olarak da bilinen bu olayda, yıldız sadece birkaç gün içinde tamamen parçalanarak bir akışkan haline geldi ve kara deliğin etrafında devasa bir ışık gösterisi oluşturdu.
🔍 Gizemi aydınlatan “Parazit” geçmiş
Bilim insanları, bu özel mavi rengin ve parlaklığın nedenini kara deliğin geçmişinde buldu:
- Uzun Süreli Sömürü: Kara delik, yıldızı tamamen parçalamadan önce uzun bir süre boyunca ondan parazit gibi beslenerek etrafında bir madde bulutu oluşturdu.
- Büyük Çarpışma: Yıldız nihayet parçalandığında, saçılan yeni maddeler daha önce birikmiş olan bu buluta çarparak X-ışınları ve morötesi ışıkla karışık o meşhur mavi parlamayı doğurdu.
- Hızlı Jetler: Araştırma, kara deliğin yuttuğu maddelerin bir kısmını kutuplarından ışık hızının %40’ına varan hızlarla fırlattığını da ortaya koydu.
📍 Bilimsel önemi
Bu keşif, evrenin en şiddetli olaylarından birini açıklığa kavuştururken; kara deliklerin oluşumu, yıldız evrimi ve galaksilerin merkezindeki dev kütleçekim kuvvetlerinin işleyişi hakkında yepyeni kapılar açıyor. UC Berkeley liderliğindeki ekip tarafından yürütülen çalışma, uzaydaki “sessiz” ve “sakin” görünen her parıltının arkasında aslında devasa bir yıkım hikayesi yatabileceğini kanıtladı.