Rubio’dan Grönland Açıklaması: Trump’ın “İzlanda” Hatası ve Ulusal Güvenlik
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Grönland’ın ABD için ulusal güvenlik önceliği olduğunu açıkladı. Trump’ın “İzlanda” gafına ve teknik müzakere sürecine dair detaylar.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde yaptığı kritik sunumda, 2026 yılının en sıcak dış politika başlıklarından biri olan Grönland meselesine dair Washington’ın resmi tutumunu netleştirdi. Rubio, Başkan Donald Trump’ın adayı satın alma veya kontrol altına alma girişimlerinin basit bir “gayrimenkul ilgisi” olmadığını, doğrudan ABD’nin Arktik bölgesindeki ulusal güvenlik stratejileriyle bağlantılı olduğunu vurguladı. Bakan, Danimarka ile teknik müzakerelerin başlayacağını belirterek sürece dair somut bir yol haritası çizdi.
Ulusal Güvenlik ve “Altın Kubbe” Projesi
Bakan Rubio’nun açıklamalarında en dikkat çeken nokta, Grönland topraklarının ABD’nin yeni nesil füze savunma sistemi olan “Golden Dome” (Altın Kubbe) projesi için taşıdığı hayati önem oldu. Rubio, Rusya ve Çin’in Arktik bölgesindeki artan askeri varlığına dikkat çekerek, bu stratejik adanın korunmasının sadece ABD için değil, tüm NATO ittifakı için bir güç çarpanı olacağını savundu.
Rubio’ya göre;
- Grönland, modern savunma sistemleri ve erken uyarı radarları için vazgeçilmez bir coğrafi konuma sahip.
- Davos’ta NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile imzalanan çerçeve anlaşması, bu bölgedeki askeri ve otonom varlığı resmileştiren ilk somut adım niteliğinde.
- Süreç, NATO’yu zayıflatmak bir yana, müttefiklerin kuzey kanadını daha güvenli hale getirecek.
Davos’taki “İzlanda” Karışıklığı ve Savunma
Senato oturumunda, Başkan Trump’ın 21 Ocak 2026 tarihindeki Davos konuşmasında defalarca Grönland yerine “İzlanda” demesi de gündeme geldi. Rubio, bu durumu insani bir hata olarak nitelendirerek Başkan’ı savundu. Rubio, “Hepimiz konuşurken hatalar yapan başkanları iyi biliriz. Kendisi Grönland demek istedi, ancak metindeki bazı ifadelerin yanlış yorumlanması bu karmaşaya yol açtı” dedi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in daha önce yaptığı “konuşma metninde geçen ‘buz parçası’ (piece of ice) ifadesinin medya tarafından ‘İzlanda’ (Iceland) olarak anlaşıldığı” yönündeki savunması da Rubio tarafından dolaylı olarak desteklendi. Bakan, Trump’ın niyetinin net olduğunu ve stratejik odağının Grönland üzerinde kaldığını belirtti.
Danimarka ile Teknik Müzakereler Başlıyor
Rubio, Danimarka Krallığı ve Grönland özerk yönetimi ile “profesyonel” bir sürecin yürütüldüğünü ifade etti. 2026 yılı başında yaşanan askeri seçenek tartışmalarının ardından, Trump yönetiminin artık “satın alma veya tam erişim” odaklı teknik pazarlıklara yoğunlaştığı görülüyor.
Konu ABD’nin Mevcut Durumu Müzakere Tipi Teknik ve Ekonomik Entegrasyon Kritik Ortak Danimarka ve NATO Öncelikli Hedef Arktik Güvenliği ve Maden Erişimi Askeri Durum Güç Kullanımı Dışlanmış Durumda
NATO ve Müttefiklerin Yaklaşımı
Rubio, Grönland konusundaki ABD ilgisinin yeni olmadığını, Truman döneminden bu yana devam eden bir devlet politikası olduğunu hatırlattı. NATO müttefiklerinin de bölgedeki Rus ve Çin gemilerinin yarattığı tehdidi kabul ettiğini belirten Rubio, Davos çerçeve anlaşmasının bu tehditlere karşı ortak bir duruş sergilediğini öne sürdü. Ancak, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen’in egemenlik hakları konusundaki sert duruşu, Rubio’nun bahsettiği “herkes için iyi sonuç” hedefinin önündeki en büyük engel olarak durmaya devam ediyor.
ABD yönetimi, 2026 bahar aylarına kadar Grönland üzerindeki haklarını ve erişimini genişletmek için diplomatik baskıyı artıracağının sinyallerini verirken, Rubio’nun Senato’daki bu savunması iç politikadaki eleştirileri dindirmeyi hedefliyor.