Kıyamet Saati 2026: İnsanlık Yok Oluşa Hiç Olmadığı Kadar Yakın (85 Saniye)
Kıyamet Saati 2026 güncellemesi ile gece yarısına 85 saniye kalaya ilerletildi. Nükleer savaş riski, yapay zeka ve iklim krizi dünyayı yıkımın eşiğine getirdi.
Bilim dünyasının küresel felaketlere karşı bir uyarı mekanizması olarak kabul ettiği Kıyamet Saati, 2026 yılı itibarıyla insanlık tarihinin en tehlikeli noktasına ulaştı. Atom Bilimcileri Bülteni (Bulletin of the Atomic Scientists) tarafından yapılan yıllık açıklamada, saatin yelkovanı gece yarısına, yani sembolik “kıyamet” anına sadece 85 saniye kalaya ilerletildi. 2025 yılında 89 saniye olan bu süre, geçtiğimiz bir yıl içinde dünyadaki varoluşsal tehditlerin ne denli hızlandığını gözler önüne seriyor.
Kıyamet Saati 2026: Neden 85 Saniye?
Bilim insanları, saati 4 saniye daha ileri alarak 85 saniyeye sabitlemelerinin arkasında yatan temel nedenleri; tırmanan nükleer gerilimler, iklim felaketleri ve kontrolsüz gelişen teknolojiler olarak sıraladı. Kıyamet Saati kararı alınırken özellikle şu kritik başlıklar vurgulandı:
- Nükleer Silahlanma Yarışı: Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın devam etmesi, Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar ve İran’ın nükleer kapasitesine dair belirsizlikler nükleer bir “yanlış hesaplama” riskini zirveye taşıdı. Ayrıca, ABD ve Rusya arasındaki nükleer silah kontrol anlaşmalarının (New START gibi) çökme noktasına gelmesi, küresel güvenlik mimarisini savunmasız bıraktı.
- Kontrolsüz Yapay Zekâ: Yapay zekanın askeri komuta kontrol sistemlerine entegre edilmesi ve dezenformasyon amacıyla kullanılması, liderlerin karar verme sürelerini kısaltarak kazaen bir savaş çıkma ihtimalini artırdı.
- İklim Krizi ve Siyasi Engeller: 2025 yılı tarihin en sıcak yılı olarak kayıtlara geçerken, fosil yakıt kullanımının teşvik edilmesi ve yenilenebilir enerji projelerinin siyasi engellere takılması ekolojik çöküşü hızlandırdı.
- Biyoteknolojik Tehditler: Laboratuvar ortamında geliştirilen patojenlerin sızma riski ve yeni nesil biyolojik silah potansiyeli, küresel sağlık güvenliğini tehdit etmeye devam ediyor.
Küresel İş Birliğinin Çöküşü ve Milliyetçilik
Atom Bilimcileri Bülteni, dünyanın “biz ve onlar” şeklinde kutuplaşmasının varoluşsal riskleri azaltmak için gereken uluslararası iş birliğini felç ettiğini belirtti. Özellikle Rusya, Çin ve ABD arasındaki saldırgan ve milliyetçi politikalar, küresel sorunlara ortak çözümler üretilmesini imkansız kılıyor. Bilim ve Güvenlik Kurulu Başkanı Daniel Holz, uluslararası güvenin yeniden tesis edilmemesi durumunda saatin gece yarısına ulaşmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
| Yıl | Kalan Süre | Temel Gerekçe |
| 1991 | 17 Dakika | Soğuk Savaş’ın Sonu (En Güvenli Dönem) |
| 2023-2024 | 90 Saniye | Ukrayna Savaşı ve Nükleer Tehdit |
| 2025 | 89 Saniye | Ortadoğu Gerilimi ve Yapay Zeka |
| 2026 | 85 Saniye | Topyekün Diplomasi Çöküşü ve İklim İflası |
Tarihsel Perspektif: 1947’den Bugüne
1947 yılında Albert Einstein ve J. Robert Oppenheimer gibi bilim insanları tarafından kurulan Kıyamet Saati, o dönemde gece yarısına 7 dakika uzaklıktaydı. Soğuk Savaş döneminde dahi dakikalarla ifade edilen bu tehlike, günümüzde saniyelere inmiş durumda. Bu durum, teknolojinin yıkım hızının diplomasiden daha hızlı ilerlediğinin en büyük kanıtı olarak kabul ediliyor.
Uzmanlar, liderlerin ve toplumların varoluşsal risklere karşı birlikte hareket etmesi durumunda saatin geri alınabileceğini hatırlatıyor. Ancak 2026 tablosu, insanlığın kendi yarattığı teknolojilerin ve siyasi hırsların esiri olduğunu gösteren en karanlık tabloyu çiziyor.