Macron Ortak Borçlanma İstedi: AB’ye Dolar Uyarısı
Fransa Cumhurbaşkanı Macron ortak borçlanma sistemi ile AB’nin dolara meydan okuması gerektiğini söyledi. Yeşil dönüşüm ve yapay zeka yatırımları için Eurobond çağrısı detayları haberimizde.
Macron Ortak Borçlanma İstedi
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa Birliği’nin (AB) küresel ekonomik ve siyasi arenadaki geleceğini şekillendirecek kritik bir çağrıda bulundu. Le Monde ve önde gelen bazı Avrupa gazetelerine verdiği kapsamlı röportajda, birliğin artık kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini vurgulayan Macron ortak borçlanma sisteminin hayata geçirilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Özellikle doların küresel piyasalardaki hakimiyetine karşı Avrupa’nın kendi finansal enstrümanlarını güçlendirmesi gerektiğini savunan Fransız lider, Eurobond ihracı yoluyla devasa stratejik yatırımların finanse edilmesini önerdi. Brüksel’de gerçekleştirilecek ve ana gündem maddesi rekabetçilik olan Liderler Zirvesi öncesinde konuşan Macron, Avrupa’nın uyanması gerektiğini sert ifadelerle dile getirdi.
Küresel Dengeler Değişiyor
Macron, yaklaşık dokuz yıldır daha egemen ve bağımsız bir Avrupa için mücadele ettiğini hatırlatarak, gelinen noktada bazı kavramsal dönüşümlerin başarıldığını ancak hız ve ölçek konusunda yetersiz kalındığını ifade etti. Avrupa Savunması gibi projelerin hayata geçirilmesinin ideolojik bir zafer olduğunu belirten Macron, dünyanın artık eski dünya olmadığını vurguladı. ABD’nin müttefiklik ilişkisindeki güvenilirliğinin sorgulandığını, Rusya’dan gelen ucuz enerji döneminin kapandığını ve Çin’in ticari bir ortak olmaktan çıkıp acımasız bir rakibe dönüştüğünü belirten Cumhurbaşkanı, bu yeni gerçekliğe uyum sağlamak için ekonomik bağımsızlığın şart olduğunu savundu.
Bu bağlamda Macron ortak borçlanma fikrinin sadece ekonomik bir araç değil, aynı zamanda jeopolitik bir gereklilik olduğunun altını çizdi. 450 milyonluk nüfusuyla Avrupa’nın muazzam bir potansiyele sahip olduğunu, ancak üye ülkelerin gücü “birlikte düşünme” konusunda tarihsel çekinceleri olduğunu dile getirdi. 1945 öncesi dönemde gücün, Avrupa iç savaşı anlamına geldiğini hatırlatan Macron, bugün ise gücün dışarıya karşı birleşik bir cephe oluşturmak anlamına geldiğini belirtti.
Yatırımların Finansmanı İçin Eurobond Formülü
Avrupa’nın küresel rekabette, özellikle teknoloji ve sanayi alanında ABD ve Çin’in gerisinde kalmaması için devasa yatırımlara ihtiyacı var. Macron, bu yatırımların başında yeşil dönüşüm teknolojileri, yapay zeka ve kuantum bilgisayarlar gibi stratejik alanların geldiğini belirtti. Ancak üye ülkelerin ulusal bütçelerinin bu devasa maliyetleri tek başına karşılamaya yetmeyeceğini öngören Macron ortak borçlanma mekanizmasının devreye girmesi gerektiğini savunuyor.
“En iyi projeleri finanse edecek büyük Avrupa programlarına ihtiyacımız var” diyen Macron, bu projelerin finansmanı için AB’nin bir bütün olarak borçlanabileceği bir sistem öneriyor. Bu sistemin, yatırımcılar için güvenli bir liman oluşturacağını belirten Macron, küresel piyasaların dolara alternatif arayışında olduğunu hatırlattı. Ona göre, hukukun üstünlüğü ve demokrasi ile yönetilen Avrupa, yatırımcılar için otoriter Çin veya hukuk devletinden uzaklaşma sinyalleri veren ABD’ye kıyasla çok daha cazip bir seçenek sunabilir.
Sanayiyi Koruma ve Ticaret Anlaşmaları
Röportajda dikkat çeken bir diğer husus ise Macron’un korumacılık ve ticaret anlaşmaları üzerine yaptığı değerlendirmeler oldu. Özellikle AB ile Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR) arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasını eleştiren Macron, bunun “kötü müzakere edilmiş ve eski bir anlaşma” olduğunu yineledi. Fransız lider, Avrupa’nın sanayisini koruması gerektiğini, bunun bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade etti.
Çin ve ABD’nin kendi sanayilerini korumak için attığı adımları örnek gösteren Macron, “Avrupa bugün dünyanın en açık pazarı. Ancak mesele korumacılık değil, tutarlılıktır. Avrupalı olmayan ithalatçılara uygulamadığımız standartları, kendi üreticimize dayatmamalıyız” dedi. Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uymayan haksız rekabet unsurları karşısında “Avrupa tercihi” kavramının öne çıkarılması gerektiğini ve sübvanse edilen ürünlere karşı yerli üreticinin korunmasının şart olduğunu vurguladı.
ABD ve Trump Tehdidi
ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarına da değinen Macron, transatlantik ilişkilerdeki belirsizliğe dikkat çekti. Trump’ın Grönland söylemleri ve vergi tehditleri karşısında Avrupa’nın bazen “korkakça bir rahatlama” içine girdiğini belirten Macron, tehlikenin geçmediği uyarısında bulundu. 2025 yazında yaşanan AB-ABD gümrük anlaşması sürecini hatırlatan Macron, “Tehditler gelir, sonra Washington geri adım atar ve bitti sanılır ama buna inanmayın. Her gün ilaç, dijital gibi alanlarda yeni tehditler var” diyerek AB’nin tetikte olması gerektiğini söyledi.
Sonuç olarak, Macron ortak borçlanma çağrısı ile Avrupa Birliği’ni sadece ekonomik bir birlik olmaktan çıkarıp, kendi kaderini tayin edebilen, doların hegemonyasına direnebilen ve teknolojide öncü bir süper güç olmaya davet ediyor. Bu çağrının Brüksel’deki zirvede diğer liderler tarafından nasıl karşılanacağı ise merak konusu.