Küba ABD Çatışması Sonrası Gerilim Tırmanıyor
Küba karasularında meydana gelen Küba ABD çatışması tüm dünyada yankı uyandırdı. Florida’dan gelen sürat teknesine yapılan müdahalenin tüm ayrıntıları haberimizde.
Küba’da Silahlı Çatışma
Karayipler’de sular durulmuyor. Küba İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Florida eyaletinden yola çıkan ve ABD’ye kayıtlı olduğu belirlenen bir sürat teknesi ile Küba sınır güvenlik güçleri arasında kanlı bir Küba ABD çatışması yaşandı. 2026 yılının başından itibaren bölgede tırmanan diplomatik kriz, bu son olayla birlikte askeri bir boyuta taşınmış durumda. Küba hükümeti, sınır ihlali gerçekleştiren tekneye yapılan müdahale sırasında 4 saldırganın hayatını kaybettiğini, aralarında bir Kübalı komutanın da bulunduğu 7 kişinin ise yaralandığını duyurdu.
Bu olay, sadece basit bir sınır ihlali olarak değil, aynı zamanda bölgedeki büyük güçlerin stratejik hamlelerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Küba ABD çatışması, teknedeki kişilerin Küba güvenlik güçlerine ateş açmasıyla başlamış ve güvenlik güçlerinin meşru müdafaa kapsamında karşılık vermesiyle sonuçlanmıştır. Olayın ardından Küba kanadından yapılan açıklamalar, ulusal egemenliğin korunması konusundaki kararlılığın altını çiziyor.
Cayo Falcones Yakınlarında İhlal
Olayın gerçekleştiği nokta, Küba’nın kuzey kıyılarında stratejik bir konumda bulunan Cayo Falcones Adası yakınları olarak rapor edildi. ABD’nin Florida eyaletindeki bir limandan hareket ettiği tespit edilen sürat teknesi, Küba kara sularına izinsiz giriş yaparak sınır güvenliğini hiçe saydı. Kübalı yetkililer, teknenin radarda tespit edilmesinin ardından standart dur ihtarlarının yapıldığını ancak teknedekilerin bu uyarılara silahla karşılık verdiğini belirtti.
Küba ABD çatışması sırasında yaşananlar, bölgedeki devriye botlarının hazırlıklı olması sayesinde daha büyük bir felakete dönüşmeden kontrol altına alındı. Ancak çatışmanın şiddeti, saldırganların profesyonel silahlar kullandığını ve doğrudan güvenlik güçlerini hedef aldığını gösteriyor. Küba İçişleri Bakanlığı, sınır güvenliğinin ihlal edilmesine hiçbir koşulda izin verilmeyeceğini ve bu tür “provokatif” eylemlerin ağır sonuçları olacağını hatırlattı.
Kayıplar Ve Yaralıların Durumu
Çatışmanın bilançosu oldukça ağır oldu. Küba tarafı, olay yerinde yapılan incelemeler ve müdahale raporları doğrultusunda şu verileri paylaştı:
Taraf Ölü Sayısı Yaralı Sayısı Durum Saldırganlar (Tekne) 4 6 Tahliye ve tıbbi yardım sağlandı. Küba Güvenlik Güçleri 0 1 Yaralanan bir komutanın tedavisi sürüyor.
Teknede bulunan ve sağ kurtulan 6 yaralıya, insani yardım ilkeleri gereğince tıbbi müdahale yapıldığı ve Küba’daki askeri hastanelere sevk edildikleri öğrenildi. Kübalı sınır güvenlik güçlerine ait devriye teknesinde görevli olan ve çatışma sırasında yaralanan komutanın ise durumunun stabil olduğu bildirildi. Yetkililer, teknedeki kişilerin kimlik tespit çalışmaları ve hangi amaca hizmet ettiklerine dair soruşturmanın derinleştirilerek devam ettiğini vurguladı.
Bakanlıktan Egemenlik Mesajı
Küba İçişleri Bakanlığı, olayın hemen ardından uluslararası kamuoyuna yönelik sert bir bildiri yayımladı. Bildiride, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi zorluklara rağmen savunma reflekslerinin en üst seviyede olduğu hatırlatıldı.
“Mevcut zorluklar karşısında Küba, egemenliğini ve bölgedeki istikrarını korumanın temel unsurlarından biri olan ulusal savunma ilkesi doğrultusunda kara sularını koruma konusundaki kararlılığını bir kez daha teyit etmektedir.”
Bu açıklama, Havana yönetiminin Washington’dan gelen herhangi bir müdahaleye karşı tavizsiz bir duruş sergileyeceğinin en net kanıtı olarak yorumlanıyor. Bakanlık, saldırganların kimliği veya teknenin içinde ne tür bir kargo olduğu konusunda henüz kesin bir bulgu paylaşmadı; ancak “organize bir saldırı” ihtimali üzerinde duruluyor.
Bölgesel Gerilim Ve Venezuela Etkisi
Yaşanan bu Küba ABD çatışması, bölgedeki diğer kritik gelişmelerden bağımsız düşünülemez. 3 Ocak 2026 tarihinde ABD’nin Venezuela’ya yönelik gerçekleştirdiği geniş çaplı hava saldırısı ve ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşinin zorla ülke dışına çıkarılması, Latin Amerika’daki dengeleri tamamen altüst etmişti. Küba, geleneksel müttefiki Venezuela’ya yapılan bu müdahaleyi “emperyalist bir saldırı” olarak nitelendirmişti.
Maduro’nun sürgüne gönderilmesiyle sonuçlanan krizin ardından ABD ve Küba arasındaki diplomatik kanallar neredeyse tamamen kapandı. Havana yönetimi, ABD’nin bölgedeki sol hükümetleri devirme stratejisinin bir sonraki hedefinin kendileri olabileceğinden endişe ediyor. Florida’dan gelen bu sürat teknesinin, Küba içindeki bazı muhalif gruplara silah taşımak veya bir sabotaj operasyonu düzenlemek amacıyla orada olup olmadığı soruşturmanın odak noktasını oluşturuyor.
Soruşturma Ve Gelecek Senaryoları
Küba hükümeti, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması için kapsamlı bir soruşturma başlattı. Adli tıp ekipleri ölen saldırganların kimliklerini belirlemeye çalışırken, sağ ele geçirilen kişilerin sorgusundan elde edilecek bilgiler Washington-Havana hattındaki tansiyonun seyrini belirleyecek. ABD tarafı ise Florida’dan kalkan tekneyle ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Eğer teknenin doğrudan ABD hükümetiyle bir bağı olduğu kanıtlanırsa, bu durum uluslararası hukukta bir savaş nedeni sayılabilecek kadar ciddi bir krize yol açabilir. Öte yandan, teknenin paramiliter gruplar veya uyuşturucu kartelleriyle bağlantılı olma ihtimali de dışlanmıyor. Ancak her iki senaryoda da Küba ABD çatışması, Karayipler’in önümüzdeki günlerde çok daha sıcak gelişmelere gebe olduğunu gösteriyor. Küba halkı ve ordusu, olası bir yeni müdahaleye karşı teyakkuza geçirilmiş durumda.