Erdoğan’dan Bölgesel Barış Çağrısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda bölgesel barış çağrısı yaparak İran’a yönelik saldırılar, Gazze’deki insani kriz ve Türkiye’nin diplomasi odaklı dış politika vizyonuna ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da katıldı.
Ramazan’ın Barışa Vesile Olması Temennisi
Ramazanın tüm insanlığa barış, huzur ve esenlik getirmesini dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mübarek günlerin Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere huzura hasret tüm coğrafyalarda barışa vesile olmasını, çölleşmiş ve çoraklaşmış gönülleri rahmet bulutlarıyla yeşertmesini canıgönülden temenni ediyorum” dedi.
Erdoğan, Ramazanın derin mesajlarına daha çok ihtiyaç duyulan, barış ve dayanışma çağrılarına en fazla kulak verilmesi gereken bir dönemden geçildiğini vurguladı.
Gazze’deki İnsani Trajedi Sürdürülüyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de 10 Ekim’de imzalanan mutabakata rağmen sahadaki insani trajedinin devam ettiğine dikkat çekti. İsrail’in sistematik saldırılarıyla Gazze halkını terörize etmeyi sürdürdüğünü belirten Erdoğan, son beş ayda 640’ın üzerinde Gazzelinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini ve 2 bine yakın masum insanın yaralandığını açıkladı.
Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki duruma da değinen Erdoğan, 7 Ekim 2023’ten bu yana bölgede 1120’den fazla Filistinlinin katledildiğini ve 12 bine yakın Filistinlinin yaralandığını kaydetti. Erdoğan, İsrail’in uluslararası toplumun dikkatinin Gazze’den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözüm yolunu tamamen dinamitleme peşinde olduğunu ifade ederek Netanyahu yönetiminin barış istemediğini ve çözümden yana olmadığını bir kez daha gösterdiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kardeş Filistin halkının yanında olmaya ve Gazzeli mazlumlara maddi manevi tüm desteğini vermeye devam edeceğini yineledi.
İran Krizinde Diplomasi Çağrısı
Bölgedeki gelişmelere 28 Şubat itibarıyla İran’a yönelik saldırıların eklendiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 günü geride kalan saldırılarda 300’ü aşkın masum çocuğun da aralarında bulunduğu 1500’e yakın İranlının hayatını kaybettiğini açıkladı. Erdoğan, İran kaynaklı füze ve dron saldırılarına paralel olarak gerilimin tırmandığını ve kısa sürede tüm bölgenin istikrarını tehdit eder boyutlara ulaştığını söyledi.
Karşılıklı misillemelerle hem can kayıplarının hem yıkımın hem de krizin ekonomik maliyetinin asimetrik şekilde arttığını belirten Erdoğan, savaş uzadıkça tablonun daha da kötüleşeceği uyarısında bulundu. Erdoğan, “Bilhassa yeni maceralara girişmenin faturasını sadece çatışan taraflar değil, tüm bölgemiz hatta Avrupa ve Asya dahil tüm dünya ödeyecektir” dedi.
Orta Doğu’nun Ameliyat Masasına Yatırılması Kabul Edilemez
Son yarım asırda Orta Doğu’da dış müdahalelerin ve jeopolitik mühendislik girişimlerinin geride büyük bir siyasi, sosyal ve ekonomik enkaz bıraktığına defalarca şahit olunduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye olarak bölgenin aynı acıları tekrar yaşamasının istenmediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orta Doğu coğrafyasının tıpkı bir asır evvel olduğu gibi yeniden ameliyata alınmasını, ameliyat masasına tekrar yatırılmasını kabul etmiyoruz. Türkiye’nin dış politikası salt çıkar odaklı değil, aynı zamanda değer odaklıdır. Nerede olursa olsun adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
İran’a Gerekli Uyarılar İletildi
Hava saldırılarının İran’ın egemenliğini ihlal ettiğini, uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve esefle karşılandığını belirten Erdoğan, aynı zamanda İran’ın Azerbaycan ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere kardeş ülkeleri hedef alan saldırılarının da asla tasvip edilmediğini açıkça ifade ettiklerini söyledi.
Türkiye’ye doğru gelen balistik unsurların vakitlice etkisiz hale getirildiğini belirten Erdoğan, İran tarafına gerekli uyarıların çok net şekilde iletildiğini kaydetti.
Yeni Müzakere Süreci Mümkün ve Gerekli
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel barış çağrısını şu sözlerle dile getirdi: “Tansiyonun düşürülmesi, akan kanın durdurulması, diyalog kapısının açılması için yoğun gayret gösterdik. İlkeli ve diplomasiyi önceleyen tutumumuzu hâlen koruyoruz. Karşımızdaki manzara ne kadar ümit kırıcı olursa olsun, biz umutsuz değiliz. Bölgesel istikrarı tehdit eden, geleceğimizi ve gelecek nesilleri tehdit eden her soruna onurlu bir çözüm yolunun bulunabileceğine inanıyoruz. Yeni bir müzakere süreci mümkündür. Hatta olmalıdır.”
Erdoğan, çatışma, kaos, kriz ve istikrarsızlık ihraç etmeyi dış politikalarının merkezine yerleştirenlere inat, bölgede barış ve refah iklimini tesis etmekte kararlı olduklarını vurguladı.
Kalkınma Yolu ve Modern İpek Yolu
Altyapı yatırımlarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmaray’dan Avrasya Tüneli’ne, Bakü-Tiflis-Kars’tan Mersin Limanı’na kadar Avrupa ile Asya arasında çok modlu koridorlar inşa ettiklerini belirtti. Osmangazi Köprüsü, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve 1915 Çanakkale Köprüsü gibi mega projelerle Asya ve Avrupa bağlantılarıyla modern İpek Yolu’nu canlandırdıklarını ifade etti.
Hazar geçişli Doğu-Batı orta koridorunun İpek Yolu’nun ana omurgasını oluşturduğuna dikkat çeken Erdoğan, stratejik önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan Kalkınma Yolu Projesi’nin bu girişimlerin tamamlayıcısı olduğunu vurguladı.
NATO Zirvesi ve COP31 Türkiye’de
Türkiye’nin temmuz ayında ev sahipliği yapacağı NATO Zirvesi’nin barış ve istikrarın güçlenmesine vesile olacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Türk diplomasisi açısından müstesna zirvelere ev sahipliği yapılacak bir yıl olacağını müjdeledi.
Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nin Türkiye’de gerçekleştirileceğini ve iklim kriziyle mücadelede hayati kararların alınacağı COP31 Zirvesi’nin de Türkiye’de düzenleneceğini açıkladı.
Sıfır Atık ve Gıda Güvenliği
Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık hareketinin küresel ölçekte benimsenen bir dönüşüm sürecine ilham verdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gıda güvenliğinin çağın en ağır küresel sınamalarından biri olduğunu ifade etti.
Gıda ve Tarım Örgütü başta olmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşlarıyla yakın eş güdüm içinde çalışıldığını belirten Erdoğan, küresel gıda güvenliğine yönelik taahhütlerinin bir sonucu olarak Mehdi Eker’in Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğü pozisyonu için aday gösterildiğini duyurdu. Erdoğan, temmuz 2027’de gerçekleştirilecek seçimlerde dost ve müttefik ülkelerin desteğini beklediğini söyledi.
Türkiye’nin Çeyrek Asırlık Başarı Hikayesi
Geride bırakılan çeyrek asırda Türkiye’nin nice badireyi başarıyla atlattığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depreminden terör eylemlerine, darbe teşebbüslerinden sokak olaylarına kadar pek çok imtihanın alnın akıyla verildiğini belirtti. Erdoğan, 27 Aralık’ta deprem bölgesinde inşa edilen 455 binden fazla afet konutu, iş yeri ve köy evinin vatandaşlara teslim edildiğini hatırlattı.
Türkiye’nin bölgesinde bir istikrar adası ve mücavir coğrafyasında bir çekim merkezi olarak konumunu her geçen gün güçlendirdiğini belirten Erdoğan, savunma sanayisinde son 23 yılda inşa edilen güçlü kapasitenin sadece millî güvenlik açısından değil, aynı zamanda Avrupa’nın ve kardeş ülkelerin güvenliğini de teminat altına alan sarsılmaz bir sütun işlevi gördüğünü kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletimizden aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz diyerek konuşmasını tamamladı.

