Dolar 43,7274
Euro 51,7428
Altın 6.876,09
BİST 14.310,78
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 20°C
Az Bulutlu
Samsun
20°C
Az Bulutlu
Sal 21°C
Çar 19°C
Per 12°C
Cum 19°C

ABD’nin Toprak Satın Alma Tarihi

ABD’nin Toprak Satın Alma Tarihi
17 Şubat 2026 22:20

ABD Başkanı Trump’ın Grönland çıkışı, Washington’un iki asırlık toprak satın alma stratejisini yeniden gündeme getirdi. Louisiana’dan Alaska’ya tarihi alımlar haberimizde.

Ülke Satın Almak Mümkün Mü?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı satın alma fikrini yeniden canlandırması ve Danimarka’nın reddetmesi durumunda “daha sert önlemleri” dışlamaması, küresel siyasette büyük bir yankı uyandırdı. Birçok Avrupa ülkesi bu teklifi “modası geçmiş bir emperyalist pazarlık” olarak nitelendirip tepki gösterse de, bu durum aslında ABD’nin kuruluşundan bu yana izlediği temel genişleme stratejisini yansıtıyor. Amerika Birleşik Devletleri sadece devrim ve savaşlarla değil, aynı zamanda satıcının köşeye sıkıştığı anlarda imzalanan devasa gayrimenkul sözleşmeleriyle inşa edildi. Ülke satın almak veya stratejik toprakları çek yazarak devralmak, Washington için bir istisna değil, aksine tarihsel bir gelenek.

a1 Life Haber Ajansı
a2 Life Haber Ajansı
a3 Life Haber Ajansı
a4 Life Haber Ajansı

Tarihsel perspektiften bakıldığında, ABD haritasının yaklaşık yarısının bu tür ticari işlemlerle şekillendiği görülüyor. Napolyon’un nakit paraya sıkışması veya Rus Çarlığı’nın savunma maliyetlerinden kaçması, tarihin en büyük toprak ticaretlerine zemin hazırladı. Bugün Grönland üzerinden yürütülen tartışma, aslında iki yüzyıllık bir yayılmacı doktrinin 2026 yılındaki modern yansımasından başka bir şey değil.


Louisiana: Tarihin En Büyük Emlak Anlaşması

Fransız kaşiflerin 17. yüzyılda Kral 14. Louis onuruna adlandırdığı Louisiana bölgesi, bugünkü eyalet sınırlarının çok ötesinde, Kanada’ya kadar uzanan devasa bir alanı kapsıyordu. Ancak Napolyon Bonapart, Haiti’deki isyanı bastıramayıp denizaşırı imparatorluk hayalleri suya düşünce, kontrol edemediği bu toprakları İngilizlere kaptırmaktansa Amerikalılara satmaya karar verdi.

1803 yılında gerçekleşen bu tarihi anlaşmada:

  • Fiyat: ABD, yaklaşık 15 milyon dolar karşılığında 2,1 milyon kilometrekarelik alanı devraldı.
  • Sonuç: ABD toprakları bir gecede iki katına çıktı. Dönemin büyükelçisi Robert Livingston, bu anlaşmayı “hayatlarının en asil eseri” olarak tanımlayarak ABD’nin dünya güçleri arasındaki yerini aldığını ilan etti.

Florida ve Virjin Adaları: Baskı Altında Satış

ABD’nin toprak kazanımları her zaman her iki tarafın memnuniyetiyle sonuçlanmadı. Florida vakasında, İspanya bölgeyi savunmakta yetersiz kalırken Amerikalı yerleşimcilerin fiili işgaliyle karşı karşıya kaldı. 1819 yılına gelindiğinde, İspanya “hiç yoktan iyidir” diyerek 5 milyon dolarlık tazminat karşılığında Florida’yı terk etmek zorunda kaldı. Bu, gönüllü bir satıştan ziyade, askeri baskının bir sonucu olarak gerçekleşti.

Benzer bir strateji, 1917 yılında Virjin Adaları için de uygulandı. Birinci Dünya Savaşı sırasında ABD Başkanı Woodrow Wilson, Danimarka’ya net bir ültimatom verdi: “Ya adaları satarsınız ya da biz Almanların eline geçmemesi için işgal ederiz.” Danimarka, ABD’nin sunduğu 25 milyon dolarlık altın teklifini kabul etmek zorunda kaldı. Bu bedel, o dönemde Danimarka’nın yıllık bütçesinin neredeyse yarısına tekabül ediyordu. İlginç bir şekilde, bu anlaşmanın bir parçası olarak ABD, Danimarka’nın Grönland üzerindeki haklarını resmen tanımıştı.


Grönland ve Modern Diplomasi

Donald Trump’ın Grönland ilgisi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD’nin adayı satın almak için yaptığı ancak reddedildiği girişimlerin bir devamı niteliğinde. Soğuk Savaş döneminde adada kurulan askeri üsler, bölgeyi ABD için vazgeçilmez bir stratejik kale haline getirdi. Trump’ın bu stratejik ayak izini büyütme isteği, seleflerinin izlediği “pazarlıkla genişleme” yöntemiyle birebir örtüşüyor.

Ancak modern dünyada ülke satın almak veya özerk bir bölgeyi devralmak, 19. yüzyıldaki kadar kolay değil. Bugün uluslararası hukuk, bölge halkının “kendi kaderini tayin hakkını” ve demokratik referandum süreçlerini şart koşuyor. Danimarka’nın bir kriz anını beklemek veya stratejik baskı uygulamak hala bir yöntem olsa da, Grönland halkının iradesi bu ticari işlemin önündeki en büyük engel olarak duruyor. Yine de tarih gösteriyor ki; ABD için sınırlar sadece haritalarda değil, aynı zamanda banka hesaplarında çiziliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.