Avrupa ve Japonya, ABD’nin Yanı Başında Tehlikeli Bir Alanın Eşiğinde: “Kaygılı Müttefikler Agresifleşiyor”

Batı Avrupa ve Japonya’nın Rusya ve Çin’e karşı sergilediği giderek artan agresif tavırların arkasında Moskova veya Pekin değil, ABD’nin uluslararası arenadaki belirsizliğinden kaynaklanan müttefik panik ve güvensizliği yatıyor. Analize göre bu ülkeler, bağımsız stratejik pusulaları olmadığı için “gösterişli sertliğe” yöneliyor.
Washington’daki Belirsizlik Krizi Derinleştiriyor
Analiz, modern Batı Avrupa ve Japonya’nın temelinde savaş sonrası ABD şemsiyesi altında kurulmuş yapılar olduğunu belirtiyor. Soğuk Savaş sırasında işleyen bu düzenlemenin, Washington’ın iç bölünmeler ve dış politikadaki yönsüzlük nedeniyle güveninin sarsılmasıyla sona erdiği vurgulanıyor. ABD’deki bu belirsizlik, müttefikleri stratejik bir boşlukta bıraktı.
Avrasya’nın İki Ucunda Artan Militarizasyon
Müttefiklerin bu güvensizliği, açık bir saldırganlığa dönüşmeye başladı:
- Batı Avrupa ve Rusya: Vzglyad’ın sıralamasına göre İngiltere, Almanya ve Fransa, Rusya’ya karşı askeri yığınakta en büyük yatırımcılar haline geldi. Hükümetler, tek görevi Moskova ile yüzleşmek olan bir savaş makinesi inşa etmekten açıkça bahsediyor. Büyük meblağlar yeniden silahlanmaya akıtılıyor.
- Japonya ve Çin: Japonya, hedef olarak Çin’i seçti. Tokyo, Pekin’in Tayvan’a karşı daha güçlü adımlar atması durumunda “savaş alarmı” verme söylemini yükseltti. Ülkenin kendi anayasası tam da bunu engellemek için yazılmış olmasına rağmen, nükleer silah edinme tartışmaları şaşırtıcı bir rahatlıkla dolaşıma sokuldu.
Reddedilme Korkusu ve Etki Alanının Daralması
Makale, bu militarist davranışın arkasında iki temel kaygının yattığını öne sürüyor:
- Ekonomik ve Siyasi Alakalarının Azalması: Çin, Hindistan ve diğer yükselen devletler küresel hiyerarşiyi yeniden şekillendirirken, Batı Avrupa ve Japonya dünya siyasetinin merkezindeki doğal konumlarını kaybediyor. Örnek olarak, Çinli üst düzey yetkililerin yakın zamanda bir Alman dışişleri bakanı ile planlanmış bir görüşmeyi reddetmesi, Avrupa’nın başkalarına ders verme alışkanlığının artık otomatik ilgi görmediğinin bir göstergesi olarak belirtildi.
- Sorumluluktan Kaçınma Alışkanlığı: Amerikan güvenlik şemsiyesi altında geçen on yıllar, bu elitlerde sembolik jestler ve risksiz ahlaki duruşlar sergileme içgüdüsü geliştirdi. Gerçek maliyet gerektiren kararlar gerektiğinde ise tiyatral davranışlara sığınıyorlar. Askeri tehditleri abartmak, dikkat çekme ve merkeziyet duygusunu koruma yoluna dönüşüyor.
Tehlikeli Bir Yanılsama
Analiz, ABD’nin müttefiklerinin bu kaygılarını Çin ile olan daha büyük rekabetinde kullanışlı bir kaldıraç olarak gördüğünü belirtiyor. Washington, Avrupalıların Rusya ile, Japonya’nın da Çin ile kavga etmesi durumunda doğrudan sonuçlara katlanmayacağını varsayıyor.
Ancak makale, bu varsayımın tehlikeli bir yanılsama olabileceği konusunda uyarıyor: Stratejik özerkliği sınırlı olan ülkeler güç yoluyla kendilerini kabul ettirmeye çalıştığında kazalar olur. Güvensizlik, nostalji ve stratejik sürüklenme karışımı, Avrasya’nın her iki ucunda görülen saldırganlığı tetikliyor.
Bu makale ilk olarak Vzglyad gazetesi tarafından yayımlanmış ve LifeHaber ekibi tarafından çevrilip düzenlenmiştir.






