Dolar 43,7288
Euro 51,9267
Altın 7.075,98
BİST 14.180,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 19°C
Çok Bulutlu
Samsun
19°C
Çok Bulutlu
Cum 21°C
Cts 18°C
Paz 22°C
Pts 21°C

Sera Dünya Tehlikesi: Geri Dönüşü Olmayan Nokta

Sera Dünya Tehlikesi: Geri Dönüşü Olmayan Nokta
14 Şubat 2026 11:00

Bilim insanları sera dünya riski için uyardı. Küresel ısınmada geri dönüşü olmayan nokta aşılmak üzere. İklim krizinin korkutucu boyutu ve detaylar haberimizde.

Bilimden Sera Dünya Uyarısı

Bilim dünyası, insanlığı bekleyen ve geri dönüşü mümkün olmayan büyük bir tehlikeye karşı alarm veriyor. Yapılan son araştırmalar ve yayımlanan raporlar, küresel ısınmanın durdurulamayacağı kritik eşiğe tahmin edilenden çok daha yakın olunduğunu ortaya koyuyor. Sera dünya (hothouse Earth) olarak tanımlanan bu yeni iklim rejimi, gezegenimizi bildiğimiz yaşam formlarından tamamen uzaklaştırarak cehennemvari bir döngüye sokabilir. Araştırmacılar, mevcut ısınma trendinin devam etmesi halinde iklim devrilme noktalarının tetikleneceğini ve bunun da bir dizi önlenemez geri besleme döngüsüne yol açacağını belirtiyor.

İnsan uygarlığının gelişip serpildiği son 11 bin yıllık ılıman iklim dönemi, yerini kaotik ve yıkıcı bir sürece bırakmak üzere. Bilim insanlarına göre, sadece fosil yakıt emisyonlarını azaltmak artık yeterli olmayabilir; zira gezegenin kendi doğal sistemleri de ısınmayı körükleyen birer kaynağa dönüşmek üzere.

Geri Dönüşü Olmayan Nokta

Küresel iklim sisteminde “geri dönüşü olmayan nokta” kavramı, bir eşik aşıldıktan sonra insan müdahalesi ne olursa olsun değişimin devam edeceği anlamına geliyor. Bilim insanları, dünyanın şu anda 2 ila 3 derecelik bir sıcaklık artışına doğru ilerlediğini, ancak sera dünya senaryosunun devreye girmesiyle bu artışın çok daha yıkıcı boyutlara ulaşacağını öngörüyor. Bu senaryoda dünya, kendi kendini ısıtan bir mekanizmaya dönüşüyor.

Son yıllarda küresel sıcaklıklarda yaşanan sadece 1,3 derecelik artış bile, dünya genelinde büyük orman yangınlarına, sel felaketlerine, kuraklığa ve toplu can kayıplarına neden oldu. Uzmanlar, 3-4 derecelik bir artışın ise küresel ekonomiyi çökerteceğini, toplumların işleyişini durduracağını ve modern medeniyeti sürdürülemez hale getireceğini vurguluyor. Ancak asıl korkutucu olan, bu sürecin bir kez tetiklendiğinde, emisyonlar sıfırlansa dahi durdurulamayacak olmasıdır.

Siyasiler ve Kamuoyu Tehlikenin Farkında Değil

Konuyla ilgili One Earth dergisinde yayımlanan kapsamlı değerlendirme, toplumun ve karar vericilerin tehlikenin büyüklüğünü kavrayamadığını gözler önüne seriyor. Araştırmacılar, kamuoyunun ve siyasetçilerin geri dönüşü olmayan noktayı aşma riskinden büyük ölçüde habersiz olduğunu belirtiyor. Fosil yakıt kullanımını hızla ve radikal bir şekilde kesmenin ekonomik ve siyasi zorlukları kabul edilse de, sera dünya yoluna girildikten sonra rotayı geri çevirmenin imkansız hale geleceği gerçeği göz ardı ediliyor.

ABD’li bilim insanı Dr. Christopher Wolf, bazı kritik eşiklerin aşılmasının gezegeni bu geri dönülmez yola sokabileceğini ifade ediyor. Wolf’un paylaştığı verilere göre, küresel sıcaklıklar son 125 bin yılın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Daha da vahimi, atmosferdeki karbondioksit seviyeleri son 2 milyon yılın zirvesinde. İklim değişikliğinin öngörülenden çok daha hızlı ilerlediğini belirten Wolf, zamanın daraldığına dikkat çekiyor. İngiltere’deki Exeter Üniversitesi’nden Prof. Tim Lenton da mevcut gidişatın dünyayı çok daha az yaşanabilir bir hale getirme riski taşıdığını, 3 derecelik bir ısınmanın bile insanlık için derin riskler barındırdığını vurguluyor.

Kritik Sistemler Çöküşün Eşiğinde

Bilimsel araştırmalar, gezegenin dengesini sağlayan 16 temel “devrilme unsurunu” mercek altına alıyor. Bu unsurlar arasında Grönland ve Antarktika buz tabakaları, dağ buzulları, kutup deniz buzları, Arktik altı ormanlar, permafrost (donmuş toprak) tabakası, Amazon yağmur ormanları ve küresel iklimi düzenleyen okyanus akıntı sistemi (AMOC) yer alıyor.

Raporlar, Grönland ve Batı Antarktika buz tabakalarında erime sürecinin geri döndürülemez bir noktaya gelmiş olabileceğini işaret ediyor. Benzer şekilde, permafrost tabakası, dağ buzulları ve Amazon yağmur ormanları da eşiğin kıyısında görünüyor. Permafrostun erimesi, binlerce yıldır toprak altında hapsolan metan gazının atmosfere salınmasına neden olarak sera etkisini katlayarak artırabilir.

Domino Etkisi ve Yıkım

Sistemdeki bir çöküşün diğerini tetiklediği bir “domino etkisi” riski de oldukça yüksek. Örneğin, okyanus akıntı sistemi Amoc’taki zayıflama, Güney Yarımküre’deki yağış rejimlerini değiştirerek Amazon yağmur ormanlarının kurumasına ve yok olmasına neden olabilir. Amazon’un yok olması ise atmosferden karbon emen devasa bir yutağın kaybolması ve depolanan karbonun salınması anlamına gelir. Bu durum, sera dünya sürecini daha da hızlandırarak diğer döngülerle etkileşime girecektir.

Sera dünya senaryosunun gerçekleşmesi durumunda, küresel sıcaklıklar binlerce yıl boyunca mevcut en kötü durum senaryolarının bile üzerinde seyredecek. Bu durum, kutup buzullarının tamamen erimesine ve deniz seviyelerinde onlarca metrelik yükselişlere yol açacak. Kıyı şeridinde yer alan New York, İstanbul, Tokyo, Londra gibi metropoller sular altında kalma riskiyle yüzleşecek. İnsan toplumları üzerindeki etkilerin ani, yıkıcı ve geri dönülemez olacağını belirten bilim insanları, uygarlığın geleceğinin pamuk ipliğine bağlı olduğu uyarısını yineliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.