Dolar 44,0736
Euro 51,3140
Altın 7.364,96
BİST 13.175,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 10°C
Parçalı Bulutlu
Samsun
10°C
Parçalı Bulutlu
Çar 10°C
Per 11°C
Cum 11°C
Cts 12°C

Sosyal Medya Bağımlılığı Tehlikesi Büyüyor

Sosyal Medya Bağımlılığı Tehlikesi Büyüyor
11 Mart 2026 14:05

Sosyal medya bağımlılığı, algoritmaların kullanıcıları platformlarda tutma stratejileriyle birlikte özellikle çocuk ve ergenler arasında ciddi bir tehdit haline geliyor. Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi İlyas Kaya, sosyal medya platformlarında kullanılan algoritmaların “dijital kumar makineleri” mantığında kurgulandığını söyledi.

Algoritmalar Kullanıcıyı Girdaba Çekiyor

Dijital teknolojilerdeki gelişmelerle birlikte sosyal medya platformları etki gücünü her geçen gün artırıyor. Başta ABD ve Çin menşeli olmak üzere birçok teknoloji şirketi, geliştirdikleri yöntemlerle kullanıcıların platformlarda geçirdikleri süreleri yükseltmeye çalışıyor. Bu yöntemler arasında en dikkat çekici olanı ise algoritmalarla kullanıcıların bağımlı hale gelmesinin sağlanması olarak öne çıkıyor.

Sosyal medya platformlarının bireylerin sürekli kullanımı için algoritmalar kullandığını belirten Dr. İlyas Kaya, bu algoritmaların bireyi her gün en uzun süre platformda tutma mantığıyla çalıştığına dikkat çekti. Platformların kullanıcıları takip ederek ilgi duydukları içerikleri öğrendiğini ifade eden Kaya, “Bu yolla size benzer ve daha çekici içerikleri art arda göstermeye başlar” dedi.

Bu durumun kişiyi içine çeken bir girdap gibi olduğunun altını çizen Kaya, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Özellikle duygusal tepki yaratan içerikleri öne çıkarılır ve burada da kişiye özel algoritmalar oluşturulur. Ayrıca sonsuz kaydırma ile de bir ‘dur’ noktası oluşmaz ve bu bataklığa daha çok çeker sizi. Platformların amacı daha çok reklam izlenmesi eşittir daha çok paradır. Siz aslında para ödemeden bu içeriklere ulaştığınızı zannedersiniz ama platformlar sizin üzerinizden para kazanmaya başlamıştır bile. Algoritmalar psikolojik zaaflarımızı ve ihtiyaçlarımızı kullanmak için vardır. Algoritmalar size görmek, duymak isteyeceklerinizi sunan ve birçok uzman tarafından ‘dijital kumar makineleri’ gibi tanımlanan sistemlerdir.”

Çocuk ve Ergenlerde Psikiyatrik Sorunlar Artıyor

Aşırı sosyal medya kullanımının çocuk ve ergenlerde ciddi psikolojik sorunlara neden olduğuna değinen Dr. Kaya, klinisyenler ve araştırmacılar olarak psikiyatrik muayenelerde bu sorunlarla sıklıkla karşılaştıklarını belirtti. Kaya, bilimsel çalışmalarda aşırı sosyal medya kullanımıyla ilişkilendirilen psikiyatrik sorunları şöyle sıraladı:

  • Majör depresif bozukluk
  • Anksiyete bozuklukları
  • Uyku bozuklukları
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
  • Beden dismorfik bozukluk
  • Yeme bozuklukları
  • Siber zorbalık
  • Çocuk istismarları
  • Travma sonrası stres bozukluğu

Çocuk ve ergenlerin henüz kimlik ve kişilik gelişimlerini tamamlamamış bireyler olduğunu vurgulayan Kaya, bu yönüyle dışarıdan gelebilecek her türlü olumsuz çevresel etkinin en büyük hedefi olabildiklerini anlattı:

“Özellikle sosyal medyada sürekli başkaları tarafından beğenilme ve onaylanma ihtiyacı, aslında gerçekte var olmayan ama ‘Herkes benden daha mutlu, daha zengin, daha başarılı’ yanlış algıların oluşması, zaten dönemsel olarak var olan kırılganlığı artırıcı bir faktör olabilmektedir. Tüm bu bilimsel ve klinik gözlemler de göz önünde bulundurulduğunda ailelerin ‘psikolojik zarar’ iddiaları temelsiz değil diyebiliriz.”

ABD’de Tarihi Davalar Devam Ediyor

Sosyal medyanın çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerine dair tüm dünyada kısıtlayıcı önlemler yasallaşırken platformların suçlandığı mahkemeler devam ediyor. ABD’nin Los Angeles şehrinde görülen çocuklarda sosyal medya bağımlılığı davası, teknoloji dünyasında “tarihi bir hesaplaşma” olarak değerlendiriliyor.

Yasaklar ve Kısıtlamalar Kaçınılmaz

16 yaşından küçüklere sosyal medya yasakları uygulanmasının gündemde olmasının gayet doğal olduğunu belirten Kaya, online oyun, sosyal medya ve online alışveriş gibi bağımlılıkların olumsuz etkilerinin gelecekte daha fazla fark edilir hale geleceğini ifade etti.

Kaya, yasaklar ve denetimlerin devreye girmesinin zorunluluğuna ilişkin şunları söyledi:

“Çocuk ve gençlerin, sosyal medyayı doğru ve kendilerine zarar vermeyecek şekilde kullanmayı öğrenecek olgunluğa ulaştığı varsayılan yaş sınırlaması keyfi bir sınırlama olmadığı gibi bilimsel temelleri gittikçe daha da netleşen ve geleceğimiz olan çocuk ve ergenler için ciddi ve önemli bir konu.”

Bağımlılıkta en önemli yaklaşımın hiç bağımlı olmamak olduğunu vurgulayan Kaya, ancak çocukları tamamen izole etmenin de gerçekçi olmadığını belirterek dijital okuryazarlığın önemine dikkat çekti:

“Denetim, kısıtlama ve yasaklar tek başına çözüm değil. Asıl çözüm çocuklarımıza yaş ve gelişim seviyelerine uygun kullanımı öğretmek.”

Bağımlılıkla Mücadele İçin Öneriler

Sosyal medya bağımlılığıyla mücadele konusunda pratik önerilerini paylaşan Dr. İlyas Kaya, şu yöntemleri sıraladı:

“En etkili yöntemlerden biri sosyal medya anlık bildiri ve iletilerinin kapatılması. Bu platformlara uygulama süre limitleri koymak, yatmadan 1 saat önce telefonu tamamen bırakmak. Telefonu çalışma alanından ve yatak odasından uzak tutmak, gri tonlar kullanmak. Renkler olmayınca beynin görsel ödül sistemi daha az tetiklenir ve telefon daha ‘sıkıcı’ gelmeye başlar.”

Kaya, farkındalık geliştirmenin de kritik olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sık sık ‘Şu an neden bu uygulamaya giriyorum?’ diye kendine sorular sormak, sıkılınca otomatik olarak sosyal medya platformlarını açtığını fark etmeye çalışmak ve farkındalıkla birlikte yeniden bu davranışı azaltmaya çalışmak, gerçek hayatta keyif aldığın sanal olmayan doğal ve yavaş dopamin ödülleri sunan etkinlikleri çoğaltmak gerekiyor.”

FOMO ve Kronik Anksiyete Tehlikesi

Gençlerin başkalarının filtrelenmiş ve mükemmel hayatlarını gördükçe kendi yaşamlarını yetersiz hissetmesinin ciddi bir sorun olduğuna dikkat çeken Dr. Kaya, değerlendirmelerini şöyle tamamladı:

“Özellikle gençlerde FOMO, yani sürekli çevrimiçi olma zorunluluğu kronik bir anksiyete sebebi gibi gözükmekte. Çocuk ve gençler, henüz prefrontal korteksleri tam gelişmediği için algoritmaların manipülatif etkilerine karşı yetişkinlerden çok daha savunmasızlar. Sınırlar, yasaklar veya kısıtlamalar beyin gelişimi tamamlanana kadar çocukları bu ‘dopamin döngüsünden’ koruyabilir ve uzun vadeli psikolojik hasarı azaltabilir.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.