Dolar 43,8651
Euro 51,8146
Altın 7.321,23
BİST 14.050,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 12°C
Hafif Yağmurlu
Samsun
12°C
Hafif Yağmurlu
Çar 12°C
Per 8°C
Cum 6°C
Cts 6°C

Trump İran İddiaları Hakkında Sert Cevap

Trump İran İddiaları Hakkında Sert Cevap
25 Şubat 2026 14:27

İran Dışişleri Bakanlığı, Trump İran iddiaları üzerine bir açıklama yaparak ABD Başkanını dezenformasyon ve sahte gerçeklik üretmekle suçladı.

Trump İran İddiaları

Tahran ile Washington arasındaki diplomatik tansiyon, 2026 yılının ilk aylarında zirve noktasına ulaştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kongre’de yaptığı konuşmada dile getirdiği Trump İran iddiaları sonrasında adeta ateş püskürdü. Bekayi, düzenlediği basın toplantısında Trump’ı sistematik bir yalan kampanyası yürütmekle ve dünya kamuoyunu kasıtlı olarak yanıltmakla suçladı. Sözcüye göre, ABD yönetiminin İran’ın askeri kapasitesi ve iç işlerine dair ortaya attığı rakamlar hiçbir gerçeği yansıtmıyor.

İran yönetimi, Washington’ın bu çıkışlarını sadece birer siyasi söylem olarak değil, aynı zamanda bölgesel barışı dinamitleyen “şeytani bir dezenformasyon kampanyası” olarak nitelendirdi. Trump İran iddiaları içerisinde yer alan nükleer silahlanma ve kıtalararası menzilli füzeler konusundaki suçlamalar, Tahran tarafından kesin bir dille reddedildi. Bekayi, bu tür iddiaların Amerika’nın kendi saldırgan politikalarını meşrulaştırmak için kullandığı bir kılıf olduğunu savundu.


Goebbels Benzetmesi Ve Dezenformasyon

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi’nin açıklamasındaki en dikkat çekici nokta, Nazi Almanyası’nın Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’e yaptığı atıf oldu. Bekayi, modern ABD siyasetinin dezenformasyon yöntemlerini Goebbels’in “Büyük Yalan” teorisine benzeterek, Trump ve ekibinin bir yalanı gerçek gibi algılanana kadar tekrar ettiğini ileri sürdü. Bu sert benzetme, iki ülke arasındaki diplomatik dilin ne kadar keskinleştiğini de gözler önüne serdi.

Bekayi, profesyonel yalancıların sahte bir gerçeklik üretme konusunda uzmanlaştığını belirterek, “Bu sistematik kampanya, sadece ABD hükümeti tarafından değil, onun yakın müttefiki olan İsrail rejimi tarafından da desteklenmektedir. İran halkına karşı yürütülen bu psikolojik savaş, gerçekleri örtbas etme amacını taşımaktadır,” dedi. Tahran, Washington’ın dezenformasyon mekanizmalarının artık küresel çapta bir güven sorunu yarattığını ve bu durumun uluslararası hukuka aykırı olduğunu iddia ediyor.


Nükleer Ve Balistik Füze Gerilimi

Donald Trump’ın Kongre’deki ortak oturumda yaptığı konuşma, özellikle Avrupa ve Amerikan üslerini tehdit eden füze sistemleri üzerine yoğunlaşmıştı. Trump, İran’ın Avrupa’ya ulaşabilecek kapasitede füzeler geliştirdiğini ve ABD anakarasını hedef alabilecek çalışmalar yürüttüğünü savunmuştu. Bu açıklamalara yanıt veren Bekayi, İran’ın nükleer programının tamamen barışçıl amaçlarla yürütüldüğünü ve füze programının ise savunma doktrininin bir parçası olduğunu yineledi.

İran tarafı, balistik füze geliştirme faaliyetlerinin tamamen caydırıcılık odaklı olduğunu savunurken, Trump’ın “silah programlarını yeniden inşa ediyorlar” uyarısını temelsiz bir tehdit olarak değerlendirdi. Sözcü Bekayi, “Bizim nükleer faaliyetlerimiz uluslararası denetime açıktır. Asıl tehdit, nükleer anlaşmalardan tek taraflı çekilen ve bölgeye tonlarca silah yığan ABD yönetimidir,” ifadelerini kullanarak topu tekrar Washington’a attı.


Ocak Ayı Olayları Ve Rakam Krizi

Trump’ın konuşmasında dile getirdiği ve tartışma yaratan bir diğer konu ise, İran’da ocak ayında yaşanan protestolarda 32 bin kişinin hayatını kaybettiği iddiasıydı. Bu rakam, daha önce uluslararası gözlemciler tarafından paylaşılan verilerin çok üzerinde olmasıyla dikkat çekmişti. İran Dışişleri Bakanlığı, bu rakamı “hayal ürünü” olarak nitelendirerek sert bir tepki gösterdi.

Trump İran iddiaları kapsamında sunulan bu istatistiğin, İran toplumunu istikrarsızlaştırmak amacıyla uydurulduğunu belirten Bekayi, hayatını kaybedenlerin sayısına dair verilen bu verilerin hiçbir somut kanıtı olmadığını savundu. İranlı yetkililer, Batı medyasının ve ABD istihbaratının bu tür abartılı rakamlar üzerinden bir “algı operasyonu” yürüttüğünü iddia ediyor. Ocak ayındaki olayların iç güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan Tahran, dış müdahalelerin durumu daha da kötüleştirdiğini belirtti.


Bölgesel Güvenlik Ve Gelecek Projeksiyonu

ABD ve İran arasındaki bu söz düellosu, Orta Doğu’daki stratejik dengeleri de doğrudan etkiliyor. Özellikle İsrail’in güvenlik kaygıları üzerinden şekillenen Trump’ın politikaları, Tahran tarafından “soykırımcı rejimin çıkarlarını koruma çabası” olarak görülüyor. Bekayi, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını artırmak için bu tür yalanlara başvurduğunu ve bölge ülkelerini İran’a karşı kışkırtmaya çalıştığını ifade etti.

Sonuç olarak, Trump İran iddiaları etrafında şekillenen bu son kriz, 2026 yılında nükleer diplomasiye geri dönme umutlarını da iyice zayıflatmış görünüyor. Karşılıklı suçlamaların dozajının artması, bölgedeki vekalet savaşlarını ve ekonomik yaptırımların etkisini daha da derinleştirebilir. Uluslararası toplumun bu gerginliği dindirmek için nasıl bir ara yol bulacağı merak konusu iken, Tahran yönetimi geri adım atmayacağı mesajını en üst perdeden vermeye devam ediyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.