Trump’tan Şok Tehdit: Kanada’ya Yüzde 100 Gümrük Vergisi Uygulanabilir
ABD Başkanı Donald Trump, Çin ile ticaret anlaşması yapmaya hazırlanan Ottawa yönetimini uyardı. Trump, Kanada’ya yüzde 100 gümrük vergisi getireceğini açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Çin ile ticari ilişkileri geliştirme girişimlerine karşı oldukça sert bir hamle yaptı. Trump, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Kanada’nın Çin ile bir ticaret anlaşması imzalaması durumunda, Amerika Birleşik Devletleri’ne giren tüm Kanada mallarına yönelik olarak Kanada’ya Yüzde 100 Gümrük Vergisi uygulanacağını duyurdu. Trump, Ottawa yönetimini Pekin’in ABD ticaret engellerini aşmak için Kanada’yı bir sıçrama tahtası olarak kullanmasına izin vermekle suçluyor.
Ticaret Savaşlarında Yeni Perde: Kanada’ya Yüzde 100 Gümrük Vergisi
Donald Trump, kendisine ait Truth Social platformu üzerinden paylaştığı mesajda, Kanada Başbakanı Mark Carney’yi hedef alarak sert ifadeler kullandı. Trump, “Eğer Kanada Çin ile bir anlaşma yaparsa, ABD’ye gelen tüm Kanada mal ve ürünlerine derhal %100 Gümrük Vergisi uygulanacaktır” diyerek gözdağı verdi. Trump, daha önce Kanada’nın ABD’nin 51. eyaleti olması gerektiğini savunmuş ve Carney’den bahsederken “Vali Carney” lakabını kullanmıştı. Trump’a göre Carney, Kanada’yı Çin ürünlerinin ABD’ye sızdırıldığı bir “indirme limanı” haline getirmeye çalışıyor ve bu durum ABD ulusal güvenliğini tehdit ediyor.
Ocak 2026 başında Başbakan Mark Carney, son yıllarda gerilen ilişkileri onarmak amacıyla Çin’e bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu ziyaret kapsamında taraflar, kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması olmasa da, belirli ticari engelleri kaldıran bir “stratejik ortaklık” üzerinde ön mutabakata vardıklarını açıklamışlardı. Ancak Washington, bu hamleyi Kuzey Amerika ticaret blokunun bütünlüğüne yönelik bir saldırı olarak görüyor. Trump yönetimi, Kanada üzerinden ABD pazarına girecek ucuz Çin ürünlerinin yerli üreticiyi bitireceğini savunuyor.
Grönland Krizi ve Davos’taki Gerilim
Washington ve Ottawa arasındaki ilişkiler sadece ticaret nedeniyle değil, jeopolitik meseleler yüzünden de tarihin en düşük seviyesinde seyrediyor. Özellikle Trump’ın Danimarka’dan Grönland’ı ilhak etme planlarına Mark Carney’nin karşı çıkması, Beyaz Saray’da büyük bir öfkeye neden oldu. Carney, geçtiğimiz günlerde Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşmada, Amerikan hegemonyasına dayalı dünya düzeninin sona erdiğini savunmuş ve “orta ölçekli güçlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini, aksi takdirde masada değil menüde olacaklarını” söylemişti.
Trump, Carney’nin bu çıkışına Davos’taki kendi konuşmasında yanıt vererek, “Kanada, Amerika Birleşik Devletleri sayesinde yaşıyor” iddiasında bulunmuştu. Gerilim o kadar yükseldi ki, Trump, uluslararası çatışmaları çözmek amacıyla kurmayı planladığı “Barış Kurulu” (Board of Peace) davetliler listesinden Mark Carney’yi çıkardığını duyurdu. Bu diplomatik dışlama, ticaret tehditleriyle birleşince iki komşu ülke arasındaki uçurumun daha da derinleştiği görülüyor.
Ekonomik Etkiler ve Sektörel Riskler
Kanada’ya Yüzde 100 Gümrük Vergisi uygulanması ihtimali, her iki ülke ekonomisi için de yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Özellikle otomotiv, enerji ve tarım sektörleri bu karardan en çok etkilenecek alanlar olarak öne çıkıyor. ABD ve Kanada arasındaki tedarik zinciri o kadar entegre olmuş durumdadır ki, bir araba parçası montaj tamamlanana kadar sınırı defalarca geçebilmektedir.
Sektör Kanada’nın ABD İhracatındaki Payı Olası Etki Enerji (Petrol/Gaz) %60 ABD’de enerji maliyetlerinde keskin artış Otomotiv %20 Tedarik zinciri çöküşü ve fiyat artışı Kereste ve İnşaat %15 ABD konut piyasasında maliyet krizi
Kanada hükümeti ise Trump’ın bu tehditlerine karşı henüz resmi bir misilleme listesi açıklamadı ancak Ottawa’daki kaynaklar, ABD’den gelen teknoloji ve tarım ürünlerine benzer oranlarda vergiler getirilmesinin masada olduğunu belirtiyor. Başbakan Carney, egemen bir devlet olarak Kanada’nın kendi ticaret politikalarını belirleme hakkı olduğunu savunurken, Trump’ın korumacı politikalarının küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Arktik Bölgesinde Hakimiyet Mücadelesi
Trump’ın Kanada üzerindeki bu yoğun baskısının bir diğer nedeni de Arktik bölgesi üzerindeki kontrol arzusudur. Grönland’ın ilhakı girişimiyle eş zamanlı olarak Trump, Kanada’nın kuzey sularındaki hakimiyetini de sorguluyor. Çin’in “Kutup İpek Yolu” projesi kapsamında Kanada ile iş birliği yapma isteği, Washington’da alarm zillerinin çalmasına neden oluyor. Trump, Kanada’nın Çin ile yakınlaşmasını, ABD’nin kuzey sınırlarında bir “Truva Atı” oluşturulması şeklinde yorumluyor.
Pekin yönetimi ise Trump’ın iddialarını reddediyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, Kanada ile yapılan görüşmelerin tamamen karşılıklı ekonomik çıkarlara dayalı olduğunu ve herhangi bir üçüncü ülkeyi hedef almadığını açıkladı. Ancak Trump, “Önce Amerika” doktrini çerçevesinde, müttefiklerinin rakipleriyle yaptığı her türlü iş birliğini cezalandırmaya kararlı görünüyor. Eğer bu gümrük vergileri yürürlüğe girerse, 2026 yılı Kuzey Amerika için büyük bir ekonomik deprem yılı olabilir.