Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği Yayımlandı
Uluslararası sağlık hizmetlerinde iş birliği yönetmeliği Resmi Gazete’de. Sağlık Bakanlığı ve üniversiteler arası yeni dönem, esnek çalışma ve şeffaflık getiriyor.
Sağlıkta İş Birliği Dönemi
Türkiye’nin sağlık turizmindeki stratejik hedeflerine ulaşması ve küresel pazardaki payını artırması adına devrim niteliğinde bir adım atıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından uzun süredir üzerinde çalışılan ve sektör paydaşlarının merakla beklediği uluslararası sağlık hizmetlerinde iş birliği konusundaki yeni düzenleme resmen hayata geçti. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği”, ülkenin sağlık vizyonunu bir üst seviyeye taşıyacak kritik maddeler içeriyor. Özellikle kamu hastaneleri ile üniversite hastaneleri arasındaki duvarları kaldıran bu yönetmelik, kaynakların ve insan gücünün çok daha verimli kullanılmasının önünü açıyor.
Yapılan düzenlemenin temel amacı, Türkiye’nin sağlık altyapısını ve yetişmiş insan kaynağını entegre bir şekilde dünya pazarına sunmak olarak belirlendi. Bugüne kadar kurumlar arasında yaşanan bürokratik engeller, yetki karmaşaları ve operasyonel zorluklar, bu yeni yönetmelik ile ortadan kaldırılıyor. Bakanlık, bu hamleyle birlikte sağlık turizmi pastasından alınan payı artırmayı ve Türkiye markasını “güvenilir sağlık hizmeti” ile özdeşleştirmeyi hedefliyor.
Üniversitelerle Bakanlık Arasında Köprü
Yeni yönetmelik, Sağlık Bakanlığı’na bağlı tesisler ile üniversite hastaneleri arasında daha önce eşi görülmemiş bir entegrasyon sağlıyor. Düzenleme kapsamında, her iki kurum türü arasında köprüler kurularak nitelikli sağlık hizmetinin kesintisiz sürdürülmesi amaçlanıyor. Uluslararası sağlık hizmetlerinde iş birliği çerçevesinde, uluslararası sağlık turizmi yetki belgesine sahip olan tesisler, birbirlerinin imkanlarından ve personelinden faydalanabilecek.
Bu iş birliği, sadece fiziksel mekanların ortak kullanımı anlamına gelmiyor; aynı zamanda bilgi, tecrübe ve teknolojik altyapının da paylaşılmasını öngörüyor. Üniversite hastanelerindeki akademik birikim ile Sağlık Bakanlığı hastanelerinin, özellikle Şehir Hastaneleri bünyesindeki modern teknolojik altyapısı bir araya getiriliyor. Böylece uluslararası hastalar, hem en iyi teknolojiye hem de en yetkin akademik kadroya tek bir çatı altında, bürokratik engellere takılmadan ulaşabilecek.
Esnek Görevlendirme Modeli Başladı
Yönetmeliğin getirdiği en radikal değişikliklerden biri “esnek görevlendirme modeli” oldu. Önceki sistemde, bir üniversite hocasının veya uzman doktorun başka bir kamu hastanesinde ameliyat yapması veya hasta bakması ciddi bürokratik süreçler gerektiriyordu. Ancak yeni düzenleme ile tabip, diş tabibi ve diğer uzman sağlık personeli, iki kurum arasında çok daha rahat hareket edebilecek.
Bu görevlendirmeler üç ana başlıkta toplanıyor:
- Planlı Görevlendirme: Belirli bir program dahilinde düzenli çalışma.
- Süreli Görevlendirme: Belirli bir proje veya dönem için geçici çalışma.
- Vaka Bazlı Görevlendirme: Özellikle nadir görülen hastalıklar veya spesifik cerrahi müdahaleler için anlık uzman desteği.
Bu model sayesinde, uluslararası sağlık hizmetlerinde iş birliği süreci hızlanacak ve yurt dışından gelen hastalar, ihtiyaç duydukları spesifik uzmanlığa sahip hekime, bulunduğu hastane fark etmeksizin ulaşabilecek.
Sorumluluk Çerçevesi Netleşti
Sağlık hizmeti sunumunda en kritik konulardan biri olan hukuki ve idari sorumluluklar, “Net Sorumluluk Çerçevesi” ile güvence altına alındı. Hekimlerin ve sağlık personelinin, kendi kurumları dışında hizmet verdikleri tesislerdeki statüleri, yetkileri ve sorumlulukları, hiçbir belirsizliğe yer bırakmayacak şekilde tanımlandı.
Bu madde, hem sağlık çalışanlarının kendilerini güvende hissetmelerini sağlıyor hem de olası malpraktis (hatalı tıbbi uygulama) durumlarında hukuki süreçlerin şeffaf bir şekilde yürütülmesine olanak tanıyor. Yönetmelik, personelin idari, mesleki ve hukuki yükümlülüklerini net çizgilerle belirleyerek, kurumlar arası çalışma barışını da destekliyor.
Hasta Güvenliği ve Şeffaflık
Yönetmeliğin odak noktasında sadece operasyonel kolaylıklar değil, aynı zamanda “hasta güvenliği ve kalite” standartları da yer alıyor. Uluslararası sağlık hizmetlerinde iş birliği süreçlerinde, tüm klinik işleyişin uluslararası akreditasyon standartlarına ve kalite normlarına uygun olması yasal bir zorunluluk haline getirildi. Yurt dışından gelen hastaların güvenliği, tedavinin başlangıcından taburcu olma sürecine kadar sıkı bir denetim mekanizmasıyla takip edilecek.
Mali konularda da devrim niteliğinde adımlar atıldı. “Mali şeffaflık” ilkesi gereği, iş birliği yapan kurumların bütçeleri birbirine karışmayacak. Her kurumun mali yapısı kendi içinde korunurken, elde edilen gelirlerin paylaşımı ve harcamaların takibi şeffaf ve izlenebilir bir sistem üzerinden yürütülecek. Bu durum, sağlık turizminde kayıt dışılığın önlenmesi ve gelirin adil dağıtılması açısından büyük önem taşıyor.
Sağlık Turizminde Liderlik Hedefi
Türkiye, halihazırda saç ekiminden estetik cerrahiye, onkolojiden organ nakline kadar pek çok alanda dünyanın önde gelen sağlık turizmi destinasyonlarından biri konumunda. Ancak bu yeni yönetmelik, mevcut potansiyeli maksimize etmeyi amaçlıyor. Kurumsal koordinasyonun en üst düzeye çıkarılmasıyla birlikte, Türkiye’nin sahip olduğu nitelikli insan kaynağı atıl kalmaktan kurtulacak ve en etkin şekilde değerlendirilecek.
Hizmet sunum kapasitesinin artırılması, bekleme sürelerinin azalması ve hizmet kalitesinin standartlaşması ile birlikte daha fazla uluslararası hastaya ulaşılması hedefleniyor. Uluslararası sağlık hizmetlerinde iş birliği yönetmeliği, Türkiye’nin sağlık turizmindeki lider konumunu sürdürülebilir kılmak ve 2026 yılı ve sonrası için belirlenen ihracat hedeflerine ulaşmak adına atılmış en stratejik adımlardan biri olarak kayıtlara geçti.