Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin, bir yol ayrımında olduğunu dile getiren Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, adaletten ekonomiye, eğitimden sağlığa, tarımdan sanayiye, güvenlikten dış politikaya varıncaya dek bir ‘makas değiştirme zamanı’nın çoktan geldiğini vurguladı.

Zira bu trenin gittiği yönün yanlış olduğunu ifade eden Saadet Partisi Genel Başkanı, “Karşıdan görünen ışığı, algılarla tünelden çıkış emaresi gibi göstermeye çalışsalar da; görünen o ışık, karşıdan son sürat gelen bir başka trenin ışığıdır ve toslamaya ramak kalmıştır. Enflasyondaki baz etkisini, ‘enflasyonu düşürdük’ diye takdim etmeye çalışsalar da çarşı-pazarın durumu ortadadır. Zira fiyatlar artık cep değil, can yakıyor! Gerçekte olan şudur: Enflasyon değil, ‘enflasyondaki artış hızı’ düştü. Ve bu bir başarı değil, bir başarısızlık hikayesidir aslında. Ekonomi bir tepeden aşağı hızla yuvarlanmakta iken, siz sadece seyrettiniz ve kendi kendine hızının kesilmesini beklediniz demektir. Peki sonuç; sert bir şekilde yere çakılmak! Şimdi, Eylül 2021’den Aralık 2022’ye, bazı kalemlerdeki 15 aylık fiyat artışlarını sizlerle paylaşmak istiyorum; Patateste % 213, süt, peynir ve yumurtada % 150 ekmekte % 125 doğalgazda % 168, şeker ve pirinçte % 155, sebzede % 133 ve burada tek tek sayamayacağım kadar uzun bir listenin diğer tüm kalemlerinde hep % 100’ün üzerinde artışlar söz konusu. Ama sözde enflasyonu düşürmüşler! Peki borç ve faiz konusunda ne durumdayız? 2020 yılında yıllık % 4,45 faiz ile dış borç alabilirken; 2023 yılında yıllık 9,75 faiz oranı ile dış borçlanma yapabiliyoruz. Ama sözde faizle mücadele ediyorlar, IMF’ye de borcumuzu bitirmişler! Kur korumalı mevduat, zorunlu döviz satışı ve döviz talebini sınırlayan politikalara rağmen, 2022 yılında en fazla değer kaybına uğrayan para birimleri arasında Türk Lirası, 3. sırada yer aldı. Ama sözde ‘yerli ve milli’ler!” diye konuştu.

Yeni Döneme Sayılı Günler Kaldı

Türkiye’de başlayacak yeni döneme sayılı günler kaldığını belirten Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, “Ümit ediyor ve inanıyorum ki gelecek 20 yılımız, geride bıraktığımız 20 yıldan çok daha güzel olacaktır. Saadet Partisi kadroları olarak, buna hem canı gönülden inanıyor hem de bunun gerçekleşmesi için canla başla çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceğiz. Yeni bir döneme sayılı günler kaldı” dedi.

İktidar ve ortaklarının, TÜİK marifetiyle matematik hesaplarını sil baştan değiştirdikten sonra şimdilerde Türk Dil Kurumu vazifesini de üstlenmeye çalıştıklarını ifade eden Saadet Partisi Genel Başkanı, “Ama bir farkla… Kavramların içini boşaltıp, birçok kavrama da kendi çıkarları doğrultusunda anlam yükleyerek… Öyle ki, artık ‘zam’ kelimesini ağızlarına bile almıyorlar; zammın yeni adı ‘güncelleme!’ Güncelleme kavramını çok sevmiş olacaklar ki; artık ‘erken seçim değil, seçim tarihini birazcık güncelleyeceğiz’ diyorlar. Onlar ne derlerse desinler; 500 liralık bir vergi, 2-3 bin liralara çıkmışsa bunun adı zamdır! Onlar hangi planları yaparlarsa yapsınlar; biz her daim seçimlere hazırız! Ve aynı zamanda kararlıyız; yapılacak seçimlerin ardından, hadi onların çok sevdiği kavramla ifade edeyim, bugünkü ucube sistemi de bu yozlaşmış siyasi dili de gün-cel-le-ye-ce-ğiz! Çünkü Türkiye’nin buna ihtiyacı var! Değişime ve yeni bir başlangıca ihtiyacımız var!” şeklinde konuştu.

İktidar Bloğunun Seçimi Kazanacağı Herhangi Bir Denklem ve Tarih Yoktur

İktidarın seçimi kazanamayacağına vurgu yapan Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, “Biz seçimlere en avantajlı nasıl ve ne zaman gideriz? Hesabını yapanlara diyoruz ki, sizin seçim kazanacağınız herhangi bir denklem ve tarih kalmamıştır artık! Madem seçim tarihi güncellenecek; hadi buyurun! Bugün seçim kararı alınsın, en geç 2 ay içerisinde de seçime gidelim. Hem o çok merak ettiğiniz adayımızı hemen öğrenin, hem de insanımız artık rahat bir nefes alsın! Bir de 6 siyasi partinin liderleri olarak bizlerden, Cumhur İttifakı’na oy istiyorlar… Hani biz ‘hain’dik, hani biz ‘illet’ ve ‘zillet’ ittifakıydık? Ne oldu şimdi? Meğer şu seçim kaybetme korkusu ve iktidar nimetlerinden bir 5 yıl daha nemalanma arzusu nelere kadirmiş! Dün ‘hain’ ilan ettiklerinizle bugün ‘dost’ olmayı, bugün ‘dostum’ dediklerinize de yarın ‘düşmanım’ diyebilmeyi siz karakter edinmiş olabilirsiniz. Fakat kusura bakmayın, bu bizim siyasi anlayışımıza sığmaz! Siz kendinize yakıştırabilirsiniz fakat bu, bize yakışmaz!” ifadelerini kullandı.

İktidar ve ortaklarının çok büyük bir yanılgı içerisinde olduğunu seçim akşamı anlayacağını dile getiren Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, şöyle devam etti:

“Olmaz da, hadi diyelim ki biz genel başkanlar; Sn. Bahçeli’yi kırmayıp, Sn. Erdoğan’a birer tane oy verelim desek… Bu, kendilerini kurtarır mı zannediyorlar? Mafya-siyaset-uyuşturucu üçgeninin yeniden gündeme geldiği bu kirli düzene; bugüne kadar Ak Parti ve MHP’ye oy veren kardeşlerimiz, bir dönem daha oy verecek mi zannediyorlar? Gencecik bir akademisyenin başkent Ankara’da, sokak ortasında katledildiği bir olayda; milletvekili, özel harekât polisi ve uyuşturucu bağımlılarının aynı cümlede bir araya gelişine Cumhur İttifakı seçmeni vatandaşlarımız sessiz, tepkisiz kalır mı zannediyorlar? Bugüne kadar eleştirdikleri ne varsa, zamanla ona dönüşen Ak Parti iktidarına 2002’den bugüne samimiyetle oy veren kardeşlerimiz, bir dönem daha destek verir mi zannediyorlar? Vali ile parti il başkanı, rektör ile parti sözcüsü, bürokrat ile parti yöneticisinin kim olduğunun dahi ayırt edilemediği bu sistemin devamına aziz milletimiz razı olur mu zannediyorlar?

Eğer böyle zannediyorlarsa, çok büyük bir yanılgı içerisinde olduklarını ve bunu da seçim akşamı anlayacaklarını kendilerine şimdiden hatırlatmak isterim.”

Cumhurbaşkanının 85 Milyon İnsanı Gözetmesi Gerekir

İktidara, ortaklarına ve inşa ettikleri bu sistemden nemalanmaya çalışanlara bazı şeylerin hatırlatılmasında fayda olacağını belirten Saadet Partisi Genel Başkanı, “Devlet başkadır, parti başka! Devlet hepimizindir! Vali validir, il başkanı da il başkanı! Vali, iktidarın değil devletin ve vatandaşların valisi olmalıdır. Cumhurbaşkanlığı makamı başkadır, parti genel başkanlığı ise çok başkadır! Sn. Cumhurbaşkanı, 85 milyon insanı gözetmesi ve temsil etmesi gerektiğini unutmamalıdır. ‘Seçmen odaklı’ bakış açısı ile ‘vatandaş odaklı’ bakış açısı çok farklıdır. Ordu, hepimizin ordusu ve gözbebeğidir; üzerinde üniforma taşıyanlara milletimiz her daim saygı gösterir, ‘üniformalılar’ da bu hassasiyeti her daim gözetmek zorundadır! Cevdet Paşa’nın ifadeleriyle; Cümlemiz faniyiz, lâkin devlet-ü millet ve vatan bâkidir!” şeklinde konuştu.

Bir Tarafta Boş Lakırdılar, Diğer Tarafta Boş Tencereler Var

Türkiye’de uzunca zamandır iki gündemli bir ortam olduğuna dikkati çeken Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, şunları kaydetti:

“Bir tarafta iktidarın gündemi, diğer tarafta da aziz milletimizin gerçek gündemi… Bir tarafta boş lakırdılar; diğer tarafta boş tencereler var. Bir tarafta bir avuç insan milyonlarca liralık ihaleleri paylaşırken, diğer tarafta milyonlarca insan bir-iki bin liralık borcunu dahi nasıl ödeyeceğini düşünüyor. Bakınız, geçen günlerde uluslararası yeni bir rapor yayınlandı. Özetle bu rapor; ‘kriz, zenginlere yaradı’ diyor. Hani ‘kriz yok’ diyenler var ya; işte o yok dedikleri kriz, kendilerine yaradığı için böyle söylüyorlar. OXFAM Raporu’na göre Türkiye’de; en zengin 13 milyarderin serveti, nüfusun yarısının toplam servetinden daha fazla! (38,9 milyar dolara karşılık, 38,5 milyar dolar). Yani 13 kişinin varlığı, 44 milyon insanınkinden fazla. En zengin % 1’in serveti ise, en alttaki % 90’ın servetinin 1,4 katı. Tam bir ‘altta kalanın canı çıksın’ düzeni! Bu düzen; zulüm düzenidir ve mutlaka değişmelidir! Onların söyleminde özne olan ‘biz’, bir avuç insan iken; bizim söylem ve anlayışımızda özne olan ‘biz’, 85 milyon insanın tamamıdır! Onlar insanı, ‘devletin nesnesi’ kabul eder; biz ise her bir insanımızı ‘devletin öznesi’ kabul ederiz. Onlar bir avuç müteahhidin çıkarını düşünür, biz evinin kirasını ödemekte zorlanan insanımızın derdiyle dertleniriz. Onlar medya patronlarının milyarca dolarlık borçlarını tek kalemde siler, biz televizyon ışığı altında hep birlikte bir odada oturmak zorunda kalan yüz binlerce ailenin hakkını savunuruz. Onlar aldıkları ihaleler üzerinden milyarlarca lira kâr eden enerji şirketlerinin menfaatini gözetir, biz elektrik ve doğalgaz faturalarını ödemekte zorlanan milyonların hakkını gözetiriz. Onlar kendi menfaatlerini önceleyen ‘maddiyatçı siyaset’ anlayışına sahip iken, biz 85 milyon için ‘İnsanca Yaşam’ diyen, ‘Önce Ahlak ve Maneviyat’ diyen bir siyaset anlayışına sahibiz.”

Bu Yolun Sonu Aydınlıktır

Bir de sözde “müjdeler” olduğuna değinen Saadet Partisi Genel Başkanı, 20 yıllık uykusundan, ancak iktidarı kaybedeceklerini anlayınca uyanabilenlerin, her hafta, hatta artık her gün bir başka “müjde” açıklamaya başladığını söyledi.

Artık ne yapılırsa yapılsın iş işten geçtiğini ifade eden Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, “Açıkladıkları şeyler gerçekten müjde olabilecek şeyler değil. Tıpkı ‘parası olmadığı halde lüks bir restorana gidip, garson hesabı getirmesin diye sürekli yeni bir sipariş veren’ birinin halet-i ruhiyesindeler! Ama o hesap er veya geç gelecek! O koltuklarda oturdukları her gün de o hesap daha da kabaracak! Biz o hesabı milletimizin sırtına, hatta gelecek nesillerin omuzlarına yüklemeye çalıştıklarının farkındayız! Milletimiz de farkında ve buna artık müsaade etmeyecek! Artık sayılı günler kaldı. Ülkemizin ve insanımızın problemlerine çözüm üretmek adına çıktığımız bu yolun sonu aydınlıktır diye inanıyorum. Bu yolun sonu değişime ve yeni bir başlangıca çıkıyor. Hızlı bir ihya ve inşa sürecine çıkıyor.” dedi.

Ahlak ve Adalet Eksenli Yeni Bir Dönem

Saadet Partisi olarak tüm kadrolarla, Türkiye’nin dört bir tarafını sokak sokak, dükkan dükkan, ev ev ziyaret edip, insanlarla bir araya geldiklerini ve onları dinlediklerini belirten Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, “Türkiye’nin ihtiyacı olan politikalarımızı da kendilerine anlatıyor, partimize gösterdikleri ilgiden de büyük memnuniyet duyuyoruz. Aynı zamanda 6 siyasi parti olarak da tüm hazırlıklarımızı tamamlıyor, yol haritamıza artık son şeklini veriyoruz. Çok net ifade ediyorum ki; yeni dönem için biz hazırız, insanımız da ciddi bir beklenti içinde. ‘Yüzergezer değerlere’ sahip olanlar anlamasa da, Türkiye’de ‘ahlak ve adalet eksenli’ yeni bir dönemin zamanı gelmiştir. Herkesi ‘aynılaştırma’ya çalışanlar, bir ‘diğeri’ni asla hesaba katmayanlar anlamasa da, farklılıkların olmasında rahmet ve hikmet vardır. ‘Dediğim dedik’ diyen bir insanı güçlü kabul edenler bilmese de, ‘istişare ve ortak akıl’ her daim tek akıldan evlâdır!” şeklinde konuştu.

Kemikleşmiş Problemlerimizi Çözüme Kavuşturacağız

Siyasette farklı seslerin âhenginin güzel olduğunu ve çoğunluğun değil, çoğulculuğun esas alınması gerektiğini dile getiren Saadet Partisi Genel Başkanı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Herkes her konuda benimle aynı düşünmeyebilir, ki zaten düşünmek zorunda da değildir. Ancak mutlaka aynı düşüncede olduğumuz konular vardır ve müştereklerimizde buluşabiliriz diyebilmek ülkemizi rahatlatır. Bizler, ‘birlikte yaşama ahlakı’nı ve ortak sorunlarımız karşısında ortak sorumluluklarımızı kuşanarak çıktığımız bu yolda kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz. Yıllarca kemikleşmiş problemlerimizi çözüme kavuşturacağımızın, karşıt olduğu şeyi önce eleştiren, sonra karşıt olduğu şeyin dilini kullanmaya başlayan ve en sonunda da karşıt olduğu şeye dönüşenlerden olmayacağımızın, ülkemizin ve insanımızın çok kısa bir zaman dilimi içerisinde, rahat bir nefes alacağı iklimi tesis edeceğimizin sözünü veriyoruz.”

Yazar Hakkında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir