İran’dan ABD ve İsrail’ye Tarihi Dava Hamlesi: 149 Kültür Mirası Bombalandı!

Orta Doğu’da silahların gölgesinde kırılgan bir ateşkes süreci devam ederken Tahran yönetimi, hava saldırılarında hedef alınan tarihi ve kültürel mirasları için uluslararası hukuk savaşı başlatıyor. İran, topraklarındaki 149 tarihi eseri ve müzeyi yerle bir eden ABD ve İsrail’i uluslararası mahkemelere taşımaya hazırlanıyor.
Nisan ayının başında sağlanan geçici ateşkesle sıcak çatışmaların durulduğu bölgede, diplomatik savaş kızışıyor. ABD ve İsrail’in bir ay süren ağır bombardımanlarının ardından dolaylı barış müzakerelerinden sonuç alınamazken, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi, dünya kamuoyunu sarsacak bir hukuki hamleyi duyurdu.
5 UNESCO Mirası Dahil 149 Nokta Vuruldu
Gharibabadi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen bombardımanlarda 20 farklı eyalette yer alan en az 149 tarihi mekan ve müzenin ciddi hasar gördüğünü belirtti. Enkaz altındaki bu yapılar arasında, insanlık tarihinin ortak mirası kabul edilen ve UNESCO tescili bulunan 5 kritik sit alanının da yer aldığı bildirildi.
İranlı diplomat, M.Ö. 550 yılında kurulan Akamanış İmparatorluğu’na kadar uzanan kadim Pers medeniyetinin hedef alınmasını “hukuksuzluğun en açık kanıtı” olarak nitelendirdi. Saldırıların 1954 Lahey Sözleşmesi ve uluslararası insani hukukun temel kurallarına aykırı olduğunu vurgulayan Gharibabadi, şu ifadeleri kullandı:
“Tahran yönetimi, kültürel mirasına yönelik bu saldırıları uluslararası sorumluluk çerçevesinde belgeleyecek ve hukuki olarak sonuna kadar takip edecektir. Hiçbir gücün, büyük İran ulusunun tarihini kendi askeri ve siyasi emellerine kurban etmesine izin vermeyeceğiz.”
Fatura Ağır: 70 Trilyon Riyallik Hasar
İran Kültür Bakanlığı tarafından yapılan ilk hasar tespit çalışmalarına göre, bombalanan tarihi mekanların aslına uygun olarak restore edilebilmesi için en az 70 trilyon riyal (yaklaşık 39 milyon dolar) bütçe gerekiyor.
Ancak uluslararası hukuk uzmanları, Tahran’ın bu davada işinin oldukça zor olduğuna dikkat çekiyor. ABD’nin 1950’lerden bu yana Kore, Vietnam, Irak, Suriye ve Afganistan gibi birçok ülkede kültürel varlıklara zarar verdiği ancak “egemenlik bağışıklığı” doktrini ve uluslararası yargı organlarının zorunlu yetkisini tanımaması nedeniyle bugüne kadar hiçbir mahkemede mahkum edilemediği hatırlatılıyor.
Trump’ın “Medeniyet” Tehdidine Dünyadan Tepki Yağdı
Öte yandan, Washington-Tahran hattındaki söylem savaşı da tehlikeli bir boyuta ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın Amerikan şartlarını kabul etmemesi durumunda “tüm medeniyetlerinin yok olacağı” ve “ülkeden geriye hiçbir şey kalmayacağı” yönündeki tehditkar açıklamaları küresel çapta infial yarattı.
Trump’ın kültür soykırımı iması içeren bu çıkışına BM Genel Sekreteri Antonio Guterres “derinden endişeliyim” diyerek tepki gösterirken, Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14. Leo da açıklamayı “kesinlikle kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Beyaz Saray’dan yükselen tehditlere yanıt veren İran Savunma Bakanlığı ise ordunun, olası yeni bir ABD-İsrail saldırısını püskürtmek için “tam teyakkuz” halinde beklediğini duyurdu.


