Kansere Karşı Dünyada Bir İlk: Yeni mRNA Aşısı Geliştirildi!

Tıp dünyasında devrim niteliğinde bir gelişme yaşandı. Oxford Üniversitesi ve Moderna iş birliğiyle geliştirilen yeni nesil mRNA aşısı, genetik olarak yüksek risk taşıyan kişilerde bağırsak ve yumurtalık kanserini daha henüz başlamadan hücresel boyutta durdurmayı hedefliyor.
Bilim insanları, Covid-19 pandemisinde rüştünü ispatlayan mRNA teknolojisini bu kez kanserle mücadelede en ön cepheye sürüyor. İngiltere’de yürütülen çığır açıcı çalışmada, kanser hücrelerinin oluşumunu “kanser öncesi” evrede engelleyecek tarihi bir klinik deneme için geri sayım başladı. İlk hasta uygulamalarının bu yaz aylarında yapılması planlanıyor.
Hedefte Gizli Tehlike Var: “Lynch Sendromu”
Geliştirilen aşı, ilk etapta “Lynch sendromu” adı verilen kalıtsal ve tehlikeli bir genetik rahatsızlığa sahip bireyleri koruma altına alacak. İstatistiklere göre her 300 kişiden birinde görülen bu sendrom, DNA’yı onarmakla görevli genlerin hasarlı olmasından kaynaklanıyor.
Bu geni taşıyan bireylerin hayat boyu bağırsak kanserine yakalanma riski %80 gibi çok yüksek bir oranda artarken; yumurtalık, rahim, mide ve pankreas kanserine yakalanma ihtimalleri de zirveye çıkıyor. İşin korkutucu yanı ise bu sendroma sahip yüz binlerce insanın yalnızca %5’i durumun farkında. Geliştirilen aşı, bu gizli tehlikeye karşı vücutta adeta bir radar sistemi kuracak.
Bağışıklık Sistemine “Kanserle Mücadele Kılavuzu”
mRNA tabanlı bu yeni aşı, geleneksel aşılardan tamamen farklı bir çalışma prensibine sahip:
- Genetik Talimat: Vücuda zayıflatılmış virüs vermek yerine, hücrelere kanserli hücrelerle nasıl savaşacaklarını gösteren genetik talimatlar iletiyor.
- Hücresel Eğitim: Savunma mekanizması (bağışıklık sistemi), Lynch sendromunun tetiklediği hatalı hücre mutasyonlarını henüz tümör haline gelmeden fark edip anında yok ediyor.
- Hatırlatma Dozları: Aşının koruyuculuk etkisinin zamanla azalmaması için belirli periyotlarla hatırlatma dozlarının uygulanması gerekecek.
Tüm Kanser Türlerinin Sonu Olabilir
Önümüzdeki aylarda başlayacak ilk faz çalışmalarında aşının güvenliği ve en doğru dozaj oranları test edilecek. Araştırmanın çok merkezli ikinci aşamasının ise 2027 yılında genişletilmesi öngörülüyor.
Bilim insanları, bu aşının sadece genetik risk taşıyanları korumakla kalmayacağını; daha önce kanseri yenmiş kişilerin ikinci kez bu hastalığa yakalanmasının da önüne geçebileceğini belirtiyor. Projeden elde edilecek başarı ve bağışıklık verileri, gelecekte genetik bağı bulunmayan diğer tüm yaygın kanser türlerine karşı da koruyucu aşılar geliştirilmesinin önünü açacak.











