MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Gazi Meclis’imiz, Türk milletinin demokratik hükmü, iradesinin onuru, 103 yıllık medarı iftiharıdır. Konuşarak, tartışarak, uzlaşarak, anlaşarak, görüş birliği vasatını oluşturarak Türkiye’mizi hep birlikte seçime taşıyalım, mayıs ayı içinde bu işi bitirelim, sözü ve kararı hep birlikte aziz milletimizin kutlu iradesine tevdi edelim.” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve milletvekillerinin ortak katılımıyla 13-14-15 Ocak 2023 tarihlerinde Kızılcahamam’da değerlendirmelerde bulunduklarını hatırlattı.

Bu toplantıların dava ve siyaset mücadelelerinde müessir sonuçlara kapı açacağına yönelik inancını dile getiren Bahçeli, “MHP önümüzdeki bahar mevsiminde gerçekleşmesi gündemde olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerine tam olarak hazırdır ve başarıya da inanmıştır. 15 Ocak 2023 Pazar gününden itibaren seçim sürecine girdiğimiz, bu suretle seçim hazırlıklarını daha da yaygınlaştırmaya, daha da yoğunlaştırmaya karar verdiğimiz herkesçe malumdur. Partimiz adına 15 Ocak siyaset stratejimiz ve seçim çalışmalarımız için kritik bir eşiktir.” diye konuştu.

MHP lideri Bahçeli, seçimlerin ne zaman yapılacağıyla ilgili tartışmaların bir an evvel son bulması, TBMM’de ortak aklın, ortak demokratik iradenin tecessüm etmesi ve mevsim şartlarıyla birlikte hayatın olağan akışına uygun bir tarihin mutabakatla tespitinin iyi niyetli beklentileri olduğunu ifade etti.

Bahçeli, şunları kaydetti:

“Eğer Gazi Meclis’ten böyle bir karar çıkarsa, bu durum bir erken seçim değil, yalnızca seçim tarihinin güncellenmesi şeklinde okunmalı ve yorumlanmalıdır. Nitekim doğrusu, akla ve hukuka yatkın olanı da budur. Kriz çıkarmanın, kutuplaşma üretmenin, kavga iklimi yaratmanın ahlaken ve siyaseten bir karşılığının olmayacağını, kimseye de bir fayda sağlamayacağını görmek lazımdır. TBMM’de seçim kararının alınabilmesi için ihtiyaç duyulan beşte üç çoğunluk bulunamazsa, yani muhalefet partileri bu yönde bir adım atmaktan imtina ederse, Cumhurbaşkanımız Anayasa’nın 116’ncı maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca seçimlerin yenilenmesine karar verebilecektir. MHP iki alternatife de bihakkın hazırdır. Cumhurbaşkanımız seçimlerin yenilenmesine karar verdiği anda, Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu’nun 3’üncü maddesinin 4’üncü fıkrasında belirtilen 60 günlük süre de işlemeye başlayacaktır.

Muhalefet partileri şayet seçimlerden umut kesmemişlerse, ipe un sermeyi bir kenara bırakma düşüncesine sabitlenmişlerse TBMM’de makul bir tarihin uzlaşmayla belirlenmesinin önünde hiçbir engel kalmayacaktır. Demokrasimiz rüştünü ispat etmelidir. Sandıktan korkmanın, millet iradesinden kaçmanın hiç kimseye bir yararı dokunmayacaktır. MHP ve Cumhur İttifakı, Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümüne yakışır ve yaraşır bir seçim atmosferinin tesisi için elinden gelen tüm demokratik sabır, katkı ve tahammülü gösterecektir. Seçimlerin şölen havasında yapılması hepimizin görevidir. Sandık er meydanıdır, milli iradenin tecelli meyanıdır. Muhalefet partilerinin çekinecek ve ürkecek bir durumları yoksa, gerçekten de demokrasinin vazgeçilmez ilkelerine bağlı olduklarını iddia ediyorlarsa, buyursunlar; Halep oradaysa arşın Meclis’tedir. Gazi Meclisimiz, Türk milletinin demokratik hükmü, iradesinin onuru, 103 yıllık medarı iftiharıdır. Konuşarak, tartışarak, uzlaşarak, anlaşarak, görüş birliği vasatını oluşturarak Türkiye’mizi hep birlikte seçime taşıyalım, mayıs ayı içinde bu işi bitirelim, sözü ve kararı hep birlikte aziz milletimizin kutlu iradesine tevdi edelim.”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Cumhur İttifakı çatısı altında, cumhurun muazzez irade ve itibarıyla “Türk ve Türkiye Yüzyılı”nı gerçekleştirmeye, aynı zamanda lider ülke Türkiye’ye ulaşmaya söz veren, yemin eden vatan ve millet sevdalıları olduklarını dile getirdi.

Seçim için bütün imkanları ve inançlarıyla hazırlık yaptıklarını; gerekli ve yeterli zihni ve siyasi demlenme sürecini yaşadıklarını ifade eden Bahçeli, “Karşımızda utanç duvarı gibi duruş gösterenlerin çalımını bozmak, yenilgi üstüne yenilgiyi tattırmak için milletimizle tek yürek oluyoruz. Müteyakkız bir siyasi tutumla müteselsil çalışmalarımızı yurdumuzun dört bir köşesine yaygınlaştırdık, buna da devam ediyoruz.” dedi.

Ekim 2021’den bu yana yürüttükleri siyasi çalışmaları sıralayan Bahçeli, “Dostlarımızı sevindirdik, düşmanları üzdük. Durmayacağız, bundan sonra çok daha fazlasını yapacağız. 2023 seçimlerini riske atmayacağız.” diye konuştu.

Devlet Bahçeli, MHP ve Cumhur İttifakı’nın ulaşacağı sonucun, büyük bir seferberlikle yürütülen fedakarlıkların, gece gündüz demeden harcanan emeklerin, hane hane gezilerek yapılan görüşmelerin, sokaklarda, meydanlarda, çarşılarda, tarlalarda, fabrikalarda dökülen alın terlerinin ve göz nurlarının muhterem eseri olacağını söyledi.

Bu süreçte emeği geçen tüm dava arkadaşlarına teşekkür eden Bahçeli, “Hepinizle iftihar ediyorum. Hepinizle birlikte yol yürümekten, mücadele etmekten kıvanç duyuyorum. Partimize verilecek her destek ve her oy bizim için siyasi namusumuzun bir belgesidir. Asla ve asla zayi olmayacak siyasal duruş ve kararlılığın ifadesidir ve MHP’lilerin ahlakına emanet edilmiştir. MHP ile Cumhur İttifakı’na verilecek her destek, Türkiye’yi kanatlandıracak ve milli hedeflere ulaşma azmini kamçılayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, partisinin mensuplarından, seçim dönemi boyunca, bütün tahrik, tertip, hile, tuzak, iftira ve fitnelere karşı dikkatli, uyanık olmasını istedi. Bu tip ahlaksız telkinlere karşı tecrübe sahibi olduklarını söyleyen Bahçeli, “Onların nifak madeni varsa bizim de hamdolsun çelik gibi imanımız, sapasağlam inancımız, taviz vermeyen irademiz vardır; hepsini birden daldan dala zıplayan maymuna çevireceğimiz unutulmamalıdır.” sözünü sarf etti.

Bahçeli, davasına inanan, milletine güvenen, devletini savunan ve demokrasiye bağlı kadroların ve mensupların inanç ve kararlılığı eksilmeden sürdüğü takdirde, aziz milletin gözüne, gönlüne çekilmek istenen perdelerin birer birer yırtılacağını dile getirdi. Bahçeli, MHP’nin her bir ferdinin, büyük Türk milleti için ülkü edindiği milli devlet ve milli kimliğin korunması ile kalkınma ve demokrasi mücadelesini, alınları ak, başları dik, kalpleri inançla dolu olarak ilelebet sürdüreceğini belirtti.

Haklı mücadelelerinden asla dönmeyeceklerini, döndürmek için köprü başlarını tutan gafilleri de pişman edeceklerini ifade eden Bahçeli, “2023 seçimleri; istiklalimizi korumak ve kuvvetlendirmek için muhteşem bir istikbalin temelini kazan cumhur iradesiyle, dış güçlere paryalık ve payandalığa bel bağlamış zillet ittifakı arasında geçecektir.” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Millet İttifakı’nın, Türkiye’nin hedeflerini kırmak, büyüme ve gelişme azmini kundaklamak için son kozlarını oynadığını savunarak şunları kaydetti:

“Zillet ittifakı A’dan Z’ye krizdir, kaostur, kamburdur, kangrendir, kabahattir, karamsarlık siyasetidir. Mezkur ittifakın ortak paydasında buluşan her bir parti koltuk ve makam derdindedir. Siyasi rant kavgaları gizlenemez boyutlardadır. Zillet ittifakı Türkiye’ye adeta silah doğrultmuştur. Bu köhne ve kötürüm ittifakın buluşma ve birleşme potasını, devlet ve millet olarak bir arada yaşamanın garantisi olan milli ve üniter devlet yapımızdan duydukları rahatsızlık; Türk tarihini ve kültürünü karalamak için kolladıkları fırsatlar; millet değerlerini aşağılamak için yapılan bozgun siyaseti; tarihimizi sorgulatmayı amaçlayan hakaret kampanyaları; bölücülüğü aklamaya, terörle mücadeleyi sorgulatmaya dönük alçaklıklar oluşturmaktadır.”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Cumhuriyet’in kuruluşunun, teslimiyetin neden olduğu dayatmaların değil savaşla ve direnerek kazanılmış bir zaferin getirdiği özgüvenle dünyaya kabul ettirildiğine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu özgüven Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümünde imha edilmek, değilse bile ağır yaralı hale sokulmak istenmektedir. Müsebbip CHP’dir, İP’tir, HDP’dir, Deva’dır, seroktur ve vagon halinde arkaya arkaya eklemlenmiş diğer partilerdir. Kılıçdaroğlu’nun TSK’nin şerefli komutanlarına saldırıp karalama yarışına girmesi bir siyaset tercihinden öte, terörle mücadeleden ödü patlayan, kabuslar yaşayan, uykuları kaçan mankurt ve mandacı bir siyasetçinin karanlık ağzından saçılan kötülük ve nefrettir. Yeni nesil Fırtına obüslerinden rahatsızlık duyan bir siyasetçi bu milletin evladı olamaz. Altay tankının yapımından korkan bir siyasetçi bu millete hizmet sevdasıyla dolup taşamaz. İHA’larımızdan, SİHA’larımızdan, insansız savaş uçağı Kızıl Elma’mızdan, Hürjet’imizden, Atak-2 ile Gökbey helikopterlerimizden, 560 kilometre menzili olan Tayfun füzemizden, yerli ve milli teknoloji hamleleriyle yapılan diğer silah sanayi ürünlerimizden kimler gocunuyorsa biliniz ki onlar, küresel emperyalizme ruhlarını satan, iradelerini devreden ilkesizlerdir.”

Bahçeli, savunma sanayisi sektöründe faaliyet gösteren firma sayısının 2 bini geçtiğini, savunma sanayisi alanındaki ihracatın ise geçen yıl 4 milyar 400 milyon doları bulduğunu, dünyanın ilk 100 savunma şirketi arasında 7 Türk firmasının bulunmasının herkes adına gurur verici olduğunu anlattı. “El alem bize gıptayla bakıyorken, zillet partilerinin tahammülsüzlükleri, kötü niyetleri bir siyaset değil, apaçık bir husumet alametidir. ” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“Kılıçdaroğlu’nun PKK nam ve hesabına konuşması aleni olarak CHP’nin tarihi müktesebatını infaz etmek, yok saymak, üzerini kırmızı kalemle çizmektir. Bu marazi zihniyetin amacı rejim ve devlet krizi çıkarmaktır. Bu işbirlikçi siyaset kofluğunun arzusu asker-sivil gerilimini tetiklemek, bu çerçevede provoke etmeye çabaladığı cepheleşmeyi aşama aşama tırmandırmaktır. Kılıçdaroğlu istese de istemese de beğense de beğenmese de çatlayıp patlasa da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte devlet hayatında birlik ve dayanışma ruhu hakimdir, eski çamlar bardak olmuş, bit pazarının kepenkleri çoktan inmiştir.”

Bahçeli, vesayetin bugünkü CHP yönetimi demek olduğunu savunarak “Kenan Evren kafası Kılıçdaroğlu’nun kafasıdır. Türk askerine parmak sallama cüreti gösteren Kılıçdaroğlu, zalimlerin lejyonu, bunların sınır devriyesi, kule nöbetçisi, kula kulluk eden çürümüş bir şahsiyettir. Kılıçdaroğlu, bir tarafta terörist Demirtaş’ı sahiplenip serbest kalmasını isterken diğer tarafta Türk askerini rencide etmektedir. Kılıçdaroğlu, HDP-PKK’yı arkalarken, terörle mücadelede destan yazan TSK’yi terbiyesizce hedef almaktadır.” ifadelerini kullandı.

17 Nisan 2022’de başlayan Pençe-Kilit Harekatı’nda 506 teröristin yok edildiğini, 575 mağaranın kullanılamaz hale getirildiğini anlatan Bahçeli, “Kılıçdaroğlu’nun karın ağrısı işte budur. Şikayeti budur. Sorun ve sıkıntısı da bundan kaynaklanmaktadır. Kahraman asker ve polislerimiz bölücü hainlerin kafasını kopardıkça Kılıçdaroğlu titremektedir. Allah’ın izniyle alayınızı birden titretmeye, pençe darbeleriyle sallamaya devam edeceğiz. Hainlere acımayacağız, merhamet göstermeyeceğiz.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun sözlerini eleştiren Bahçeli, “‘Ne arıyoruz Suriye’de, ne geziyoruz Irak’ta, ne işimiz var Libya’da, neyin peşindeyiz Akdeniz ve Ege’de?’ diyen Kılıçdaroğlu’nun dili Yunan dilidir, yılan dilidir, Türk’e düşmanların dilidir. Cumhurbaşkanı adayını bir türlü bulamayan, masada birbirlerine atar gider yapan, demokrasi, özgürlük, insan hak ve hürriyetini özümsemekten aciz düşen zillet ittifakı, Türkiye’nin önündeki düşman bariyeridir.” dedi.

Bahçeli, Millet İttifakı’nın siyasi ve ahlaki kirlilikte, siyasi kışkırtıcılıkta, milli duygular ve manevi değerler dolandırıcılığında, etnik bölücülere ümit ve cesaret aşılamada alternatifsiz olduğunu açıkça kanıtladığını ileri sürerek, Kılıçdaroğlu’nun askere düşmanlık yaparken, HDP’ye zeytin dalı uzatıp dostluk mesajları verecek kadar küçüldüğünü, ufalandığını söyledi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Demokrasilerde siyasi partiler kapatılamaz.” ve “Hazine yardımının kesilmesi demokrasi dışıdır.” sözlerini aktararak şunları kaydetti:

“Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, HDP’nin yedek kulübesine, siyasi amigoluğuna, ikmal kafilesine, Türkiye aleyhine kurgulanan beşinci kol faaliyetine tam olarak dönüşmüştür. Teröre yardım ve yataklık yapan, bu kapsamda odak haline gelen HDP kapatılmasın da Kandil’e milletimizin vergileri mi aktarılsın? Daha çok mermi almaları mı sağlansın? Daha çok ihanet etmeleri mi teşvik edilsin? HDP’nin kapatılması bir adalet ve demokrasi onurudur. Bu onur yere düşemez, düşürülemez. Bu onurun çiğnenmesini isteyen Kılıçdaroğlu, CHP’yi HDP’nin eline rehin bırakmış, PKK’nın güdümüne girmiştir. Akıl tutulması yaşayıp CHP’li ülkücülerden bahseden Kılıçdaroğlu bilsin ki hiçbir namuslu ve şahsiyet sahibi ülküdaşım PKK’yla, HDP’yle, Türk’e kefen biçmek için fırsat kollayan alçaklarla yan yana gelmez, aynı hizada bulunmaz.

Sayın Kılıçdaroğlu, senin ne sözün sözdür, ne siyasetin siyasettir ne de yolun yoldur. TSK komuta kademesinin, yalanı, dolanı ve iftiraları alkışladığını küstahça ileri süren CHP Genel Başkanı ve milli silah sanayine çamur atan, BAYKAR şirketini suçlayan selamsız Babacan, yabancıların etki ajanlığı pozisyonunda sabitlenmişlerdir. Bu acınası gerçeği de aziz Türk milletinin şamarını yediklerinde anlayacaklardır. 27 ülkeye ihracat yapan, kuruluşundan bu yana gelirlerinin yüzde 75’ini ihracattan kazanan bir Türk şirketini karalamak terbiyesizlik ve gayri milliktir.”

Bahçeli, Türk Tabipleri Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı’yı ziyaret edip destek mesajları veren DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın, HDP’den siyaset yapmaya, ihanet kampanyasının azılı mensupluğuna hazır olduğunun ayan beyan ortada yer aldığını kaydederek, “İHA’larımız uçacak, zillet ittifakı, tıpkı dağdaki eşkıyalar gibi saklanacak delik arayacaktır. Türkiye yükseldikçe yükselecek, Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü cumhurun irade zaferiyle şahlanıp zilleti sandığa gömecektir. Ne kadar arızalı ve hasarlı tip varsa zillet ittifakının safındadır. Türk milleti zillete rıza göstermeyecektir. Türk milleti zilletin oyunlarına ve akıl çelici hilekar siyasetine kanmayacaktır.” değerlendirmelerinde bulundu.

MHP Lideri Bahçeli, Türkiye’nin siyasi sınırlarının kendiliğinden oluşmadığını, kolaylıkla elde edilmediğini, dönemin küresel güçlerinin Türklüğe biçtikleri ve dayattıkları sınırlı bir alanın reddedilmesi sonucunda kanla yazıldığını anımsatarak, “Kanla yazılan bir tarih kalleşçe değiştirilemez, zilletle silinemez.” sözünü sarf etti.

100 yıllık bir maziden muhteşem bir geleceğe adım adım ulaşma kararlılığı gösteren Türkiye Cumhuriyeti’nin zilletin karanlık girdabına düşmeyeceğini söyleyen Bahçeli, “Güvence MHP’dir, Cumhur İttifakı’dır, büyük Türk milletidir. İstikbalin kutup yıldızı huzurlu Türkiye olacaktır. Tam bağımsızlık aziz millet varlığının kahraman evlatlarından müteşekkil Cumhur İttifakı eliyle korunacak, kollanacak ve mutlaka güçlenecektir.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin başarısına gönül veren, milli birlik ve kardeşliği yüreklice savunan, yeni yüzyıla umut bağlayan, yüreğiyle “Ben de varım.” diyen her vatandaştan, her dava arkadaşından Cumhuriyet’in 100’üncü yılı için 100 oy kazanmaları ve bu hedefe ulaşmak amacıyla vatandaşları ikna etmelerini isteyen Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:

“Her birinizden istediğim de 100 oyu bulmanız, sandığa taşımanız ve 100’üncü yılın şerefine hizmet etmenizdir. Aş, iş sorunlarının çözümü, dünya çapında muktedir ve lider Türkiye’nin inşası, hayat pahalılığın ortadan kaldırılması bizzat Cumhur İttifakı’nın refakatiyle sağlanacaktır. Önümüzdeki günlerde EYT sorunu TBMM’de halledilmiş olacaktır. Vatandaşlarımızın imar sorunlarından terörle mücadelede yaralanıp da gazi sayılmayan kardeşlerimizin haklı taleplerine, uzman çavuşlarımızın özlük haklarıyla ilgili beklentilerinden uzman jandarmalarımızın okullarında geçen bir yıllık sürenin fiili hizmetten sayılmasına kadar her mesele kalıcı olarak çözülmelidir. Ayrıca başörtüsü sorununun anayasal güvenceye kavuşturulması hususunda açık tarafız, sözleşmeli çalışanlarımıza kadro verilmesinin sonuna kadar destekçisiyiz, taşeron firmalarda çalışan kardeşlerimizin kadroya alınmasından da yana olacağız.”

Yazar Hakkında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir