Stratejik öneme sahip orta-yüksek teknolojili ürünlerin yerli ve milli imkanlarla üretilmesini amaçlayan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında açılan Sağlık ve Kimya Ürünleri Çağrısı’nda ilk kararlar alındı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, ilk etapta 23 projenin kabul edildiğini ifade ederek “Bu projeler için 784 milyon liralık Ar-Ge ve 4,3 milyar liralık üretim yatırımını destekleyeceğiz.” dedi.

Bu projelerle Türkiye’nin kanatlı hayvan aşıları, meme kanseri, onkoloji ve MS ilaçlarını Hamle Programı sayesinde üretme kabiliyetine sahip olacağını ifade eden Bakan Varank, “Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, savunma sanayinden sonra sanayinin her alanında gündemi takip eden değil dünyada gündemi tayin eden bir Türkiye’yi inşa edeceğiz.” diye konuştu.

Avrupa’nın en büyük sanayi kümesi SAHA İstanbul tarafından düzenlenen SAHA EXPO Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, kapılarını açtı. Fuarın açılışı nedeniyle düzenlenen törene Bakan Varank’ın yanı sıra Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Libya Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç ile çok sayıda yerli ve yabancı konuk katıldı.

Törende konuşan Bakan Varank, özetle şunları kaydetti:

ASLAN PAYI: Bugün, Türkiye yüzyılını konuşabiliyorsak, ‘Büyük ve güçlü Türkiye’ diyebiliyorsak, bu başarıdaki aslan payı şüphesiz Türk savunma sanayisine aittir. Çünkü savaşların, krizlerin, salgınların yüzyılında bugün ülkelerin kaderini tayin eden en belirleyici etken caydırıcılığınızdır. Savunma sanayiniz ne kadar güçlüyse, o kadar etkin, o kadar dünya siyasetinde mutebersiniz.

TAŞERONLUĞU REDDETTİ: İşte Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu gerçeği 20 yıl önce gördü ve ülkesinin rotasını bu yöne çevirdi. Uluslararası savunma sanayisi kartellerine taşeronluk yapmayı reddedip bağımsız bir savunma sanayisi inşasına o günlerden başladı. Türk sanayicisi de küçücük atölyelerde başlattığı bu rüyayı dünyanın dört bir yanına savunma sanayisi ürünleri ihraç ettiği bir gerçeğe dönüştürdü. Bugün hiçbir yaptırım, gizli ya da açık hiçbir ambargo Türkiye’yi bu başarı hikayesini yazmaktan alıkoyamıyor.

KORKUTMAK İÇİN DEĞİL CAYDIRMAK İÇİN: Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Tayfun Füzesi, kapasitesini sürekli artıran füze ailesinin ilan edilen, kamuoyuna yansıyan en yeni üyesi. Tayfun’un menzili şuymuş buymuş birileri çok rahatsız oluyormuş biz bu tartışmalara aldırış etmiyoruz. Kimsenin endişe etmesine gerek yok. Türkiye’nin hiçbir zaman başkalarının topraklarında gözü olmadı. Biz teknolojiyi saldırmak için değil, savunmak için geliştiririz. Korkutmak için değil, caydırmak için üretiriz.

ESKİ TÜRKİYE DEĞİL: Türkiye’ye karşı yapılacak en küçük tehdide dahi seyirci kalmayız. Aksini düşünen her kim varsa, SAHA EXPO’ya gelip ne kadar yanıldığını görebilir. Türkiye, eski Türkiye değil. Her türlü yetkinliğe ve özgüvene sahip bir ülke. Bugün kendi milli korvetini, taarruz helikopterini, silahlı insansız hava aracını, eğitim uçağını, gözetleme uydusunu, hava savunma sistemini, balistik füzelerini sistemlerini kendi üreten bir Türkiye var.

YERLİ VE MİLLİ ÜRÜNLER: Türkiye’de üretimi olmayan, ciddi cari açık verdiğimiz; elektronikten makineye, kimyadan sağlığa, farklı sektörlerdeki ürünleri yerli ve milli imkânlarla üretebilmek için Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programını başlattık. Mobilite ve Üretimde Yapısal Dönüşüm çağrılarında yakaladığımız üst düzey performanstan sonra açtığımız üçüncü çağrı olan sağlık ve kimyada da kritik projeleri hayata geçirme konusunda iddialıyız.

179 BAŞVURU: Sağlık ve Kimya Ürünleri çağrımıza 179 proje başvurusu oldu. Ayrıntılı değerlendirmesi tamamlanan 44 projeden 23’ü kabul edildi, 5’i için revizyon istedik. Sağlık ve kimya sektöründe kabul edilen 23 proje için önümüzdeki 784 milyon liralık Ar-Ge yatırımını, 4,3 milyar liralık üretim yatırımını destekleyeceğiz.

GÜNDEMİ TAYİN EDEN TÜRKİYE: Peki bu desteğin sonucunda ne olacak? Türkiye; Kanatlı hayvan aşılarında kullanılan adjuvanı, Meme kanseri ve otto-immün hastalıklar için taşıyıcı sistemleri, Değer katılmış yüksek toksisiteye sahip yeni onkoloji ve MS ilaçlarını Hamle Programı sayesinde üretme kabiliyetine sahip olacak. Aziz cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, savunma sanayinden sonra sanayinin her alanında gündemi takip eden değil dünyada gündemi tayin eden bir Türkiye’yi önümüzdeki dönemde inşa edeceğiz.

SOMUT KAZANIMLAR

Törende konuşan Milli Savunma Bakanı Akar, Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada güvenlik üreten bir ülke olarak güçlü konumunu sürdürebilmesinin en önemli şartlarından birini yerli ve milli savunma sanayisi olduğunu nitelendirerek “Hemen her alanda olduğu gibi özellikle savunma alanında pek çok ilke imza atan ve atmaya devam eden ülkemiz, yerli ve milli imkanlarla ürettiği ve sahada kendini kanıtlayan kara, deniz ve hava sistemleriyle somut kazanımlar elde etmiştir.” diye konuştu.

10 ÜLKEDEN BİRİ

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir,Türkiye’nin; kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer aldığını bildirerek “İHA, SİHA ve TİHA teknolojisinde ise artık dünyanın ilk 3 ülkesi içindeyiz. Burada liderliğe oynuyoruz. Dış pazarda Türkiye’nin çekici olabileceği yönleri ortaya koyuyoruz. Savunma sanayi diplomasisinde bizim kadar sıcak yaklaşan, özellikle teknoloji ve bilgi açısından eli açık olan başka bir ülke tanımıyorum.” dedi.

4 MİLYON DOLARI GEÇECEK

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Baykar Savunma Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Türk savunma sanayisinin dünyanın 170 ülkesine ihracat yaptığını belirterek “Adım adım ve sağlam bir şekilde büyümeye devam ediyoruz. 20 yıl önce yıllık ihracatımız sadece 248 milyon dolarken, geçtiğimiz yıl 3,2 milyar dolarlık dış satım gerçekleştirdik. Bu yıl 4 milyar dolar rakamının rahatlıkla geçebileceğini söyleyebilirim.” dedi.

HAYALLERİMİZİN GERÇEK OLDUĞUNU GÖSTERDİ

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, fuarın sadece bir sanayi fuarı olmadığını ifade ederek “Bu fuar bizim hayallerimizin gerçek olduğunu, yerli, milli teknolojinin ve üretimin mümkün olduğunu dünya gözüyle bizlere gösteriyor.” diye konuştu.

99 PROJE İÇİN SÜREÇ DEVAM EDİYOR

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, hamle programı kapsamında 2021 yılında Mobilite ve Üretimde Yapısal Dönüşüm çağrılarına çıktı. Yine geçen sene açılan Sağlık ve Kimya Ürünleri Çağrısı’nda 179 projenin kesin başvuru sürecini tamamladı. 143 proje, komite değerlendirme aşamasına kaldı. Bu projeler için yapılan ayrıntılı inceleme süreci sonunda 44 proje için karar alındı. 99 proje için ise değerlendirme süreçleri devam ediyor.

TOPLAM 5.1 MİLYAR LİRALIK PROJE

Kararlaştırılan 44 projeden 23’ü kabul edilirken 5’i revizyona açıldı. Kabul edilen23 projenin Ar-Ge büyüklüğü 784 milyon lira, üretime yönelik yatırım harcaması büyüklüğü 4,3 milyar lira oldu.

İSTANBUL İLK SIRADA

Projelerin illere göre dağılımına baktığında İstanbul (5), ilk sırada yer alırken onu Kocaeli (4), Tekirdağ (3), Sakarya (2) ve Karaman (2) izledi. Ankara, Yalova, Aydın, Samsun, Konya, Isparta ve Adıyaman’da da birer proje gerçekleştirilecek.

YENİLİKÇİ YATIRIMLAR

Desteklenen projeler kapsamında; yenilikçi / değer katılmış eşdeğer ilaçlar, biyobenzer ilaçlar, kanser tedavisinde kullanılan ve nadir ilaç kategorisinde yer alan etken maddeler, aşılar, bağışıklık sağlayan ürünler, kimya sanayisinde kullanılan diğer kimyasal ürünler ve müstahzarlar, tıp, cerrahi, dişçilikte kullanılan eczacılık ürünleri gibi katma değeri yüksek kritik ürünlere yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi mümkün olacak.

KRİTİK HAMLELER

Sağlık ve Kimya Ürünleri Çağrısı kapsamında değerlendirilen kimya sektörü; petrol, doğal gaz, hava, su, mineraller ve metaller gibi hammaddeleri 70 binin üzerinde farklı ürüne dönüştürerek hemen her sektöre girdi sağlıyor.

EN FAZLA DIŞ TİCARET AÇIĞI KİMYA’DA

Türk sanayinin gelişimi için kilit öneme sahip bir sektör olan kimya sektörü, imalat sanayisinde üretime konu maddelerin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor. İmalat sanayisi sektörleri arasında en fazla dış ticaret açığının verildiği kimya sektörü, yerli ve milli sanayinin gelişmesinde yüksek potansiyel barındırıyor.

İLACIN KATMA DEĞERİ YÜKSEK

İlaç sanayisi de önemli miktar ve çeşitlilikle üretim ve ihracat imkânına sahip, katma değeri yüksek olan sektörlerden biri olarak dikkat çekiyor.

Yazar Hakkında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir