Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, ülkenin siber güvenlik altyapısını ve veri depolama kapasitesini çağ atlatacak stratejik bir yatırımı hayata geçiriyor. e-Devlet Kapısı başta olmak üzere Türkiye'nin kritik dijital altyapısını inşa eden ve başarıyla işleten TÜRKSAT, veri güvenliğinde yeni bir dönemi başlatıyor. Ankara'da yükselecek ve modern mimarisiyle göz dolduracak olan TÜRKSAT Gölbaşı Veri Merkezi'nin temeli 22 Temmuz Çarşamba günü atılacak. Kamu kurumlarının kritik verilerini en üst düzey güvenlik şemsiyesi altında toplayacak olan bu stratejik üs, Türkiye'nin Dijital Kalesi olarak nitelendiriliyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, projeye dair teknik detayları ve stratejik vizyonu kamuoyuyla paylaştı. Kurulacak veri merkezi sayesinde kritik bilgileri barındıran tüm kurum ve kuruluşların veri ile bulut hizmetleri ihtiyaçlarının tamamen yerli ve milli yazılımlarla karşılanacağını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Gölbaşı Veri Merkezi, 35 bin 300 metrekarelik dev alanıyla Türkiye'nin en büyük veri merkezlerinden biri olacak" diyerek projenin büyüklüğüne dikkat çekti. Başkent Ankara'yı dijital veri yönetiminin de merkezi yapacak olan bu yatırım, siber tehditlere karşı yerli bir kalkan görevi üstlenecek.
Fiziksel Kapasite İlk Fazda 3 Katına Çıkacak
Gölbaşı'nda inşa edilecek devasa yerleşke, teknik donanımı ve fiziksel altyapısıyla küresel standartları barındıracak. Bakan Uraloğlu'nun paylaştığı planlama verilerine göre merkezde; 6 adet bağımsız sistem salonu, 2 adet 20'şer kabinlik yüksek performans odası ve toplamda 6 bin 300 metrekarelik net beyaz alan bulunacak. Tesis içerisinde ayrıca mühendis ve teknik personelin görev yapacağı 200 kişi kapasiteli modern ofis alanları yer alacak.
Bu yatırımla birlikte TÜRKSAT'ın mevcut veri merkezinin fiziksel kapasitesi ilk fazda 3 kat, projenin ikinci fazının tamamlanmasıyla birlikte ise 8 katın üzerinde devasa bir artış gösterecek. 33 megavolt-amper (MVA) kurulu güç kapasitesine sahip olacak bu dev dijital tesis, enerji verimliliği ve çevre hassasiyeti alanında dünyaca ünlü LEED-Gold sertifikasını hedefliyor. Veri merkezi standartlarında ise uluslararası geçerliliği olan 'Uptime Institute TIER-III' ve TSE 50600 standartlarına tam uyumlu olarak inşa edilerek güvenilirliğini tescilleyecek.
Yapay Zeka ve Derin Öğrenme Altyapısı
Türkiye'nin Dijital Kalesi yalnızca bir veri depolama alanı olmaktan öte, geleceğin teknolojilerine yön verecek bir bilgi işleme merkezi olarak kurgulanıyor. Tesis; yapay zeka uygulamaları, derin öğrenme metodolojileri, veri madenciliği ve makine öğrenmesi gibi ileri teknoloji başlıkları altında veri analizi yapabilecek. Devasa büyüklükteki veri kümelerinin hızla işlenmesi, algoritmaların eğitilmesi, modelleme, tahminleme, sınıflandırma ve yüksek hızlı matematiksel hesaplamaların yapılması için gereken en modern donanımsal ve yazılımsal altyapı bu tesiste hazır bulunacak.
Bakan Uraloğlu, merkezin olağanüstü durumlarda, doğal afetlerde veya siber saldırı senaryolarında dahi Türkiye'nin en büyük kurum ve kuruluşlarının güvenli, kesintisiz hizmet almasını garanti edeceğini belirtti. Tesisin, özellikle kamu hizmetlerinin sürekliliği amacıyla kullanılacak ülkemizin en büyük veri merkezi olacağı ifade edildi.
Kamu Kaynaklarında Maksimum Verimlilik
Projenin hayata geçirilmesindeki en önemli motivasyon kaynaklarından biri de ekonomik verimlilik ve kamuda tasarruf tedbirleri olarak öne çıkıyor. Düşük karbon salımı ve yüksek enerji verimliliğiyle çevre dostu bir yeşil tesisi ülkeye kazandıracaklarını anlatan Bakan Uraloğlu, kamu kaynaklarının doğru kullanımına ilişkin şu önemli değerlendirmelerde bulundu:
"Bu projenin bir diğer temel amacı, kamu kaynaklarında maksimum verimliliği sağlamak. Veri merkezi sayesinde kamunun kendi bünyesinde ayrı ayrı sistem odaları kurmasına, mükerrer donanım yatırımları yapmasına ve bakım-işletim maliyetlerine katlanmasına gerek kalmayacak. Tüm veri ve bulut hizmetleri tek çatı altında toplanacak, e-Devlet Kapısı'nı kuran ve işleten TÜRKSAT güvencesiyle en üst düzeyde korunacak." 22 Temmuz'da atılacak ilk temelle birlikte Türkiye, dijital egemenlik yolunda en büyük adımlarından birini resmiyete dökmüş olacak.