Dolar 32,3077
Euro 35,1508
Altın 2.405,43
BİST 10.417,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 29°C
Parçalı Bulutlu
Samsun
29°C
Parçalı Bulutlu
Cum 25°C
Cts 27°C
Paz 26°C
Pts 26°C

Gazze’yi Korumak Ecdadın Mirasıdır

Gazze’yi Korumak Ecdadın Mirasıdır
24 Ekim 2023 13:30

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in Gazze’ye saldırılarıyla ilgili, “24 saat içinde ateşkes sağlanmazsa, saldırılar durmazsa Türkiye süratle devreye girmelidir. Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.

“Ay yıldızlı al bayrak ne kadar bizimse üç hilal de o kadar bizimdir”

Bahçeli, Cumhuriyet’in ilan edildiği gün Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ilk Cumhurbaşkanı olarak seçildiği ve bu şerefli görevine hemen başladığını hatırlattı. Atatürk’ün bu vesileyle yaptığı teşekkür konuşmasında, “Daima milletin sevgi ve güvenine dayanarak, hep birlikte ileri gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve muzaffer olacaktır” ifadesini anımsatan Bahçeli, Milli Mücadele’yi başaran kahramanlar kuşağının Osmanlı İmparatorluğu’nun rahleitedrisinden geçtiklerinin altını çizdi.

Bahçeli, şöyle devam etti:
“Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı İmparatorluğu’nun ötesi, ötekisi, reddiyesi, karşı cephesi, antitezi değil tamı tamamına aynı kaynaktan beslenip, birbirini tamamlayan iki Türk devletidir. Bu hakikat anlaşılmadan tarihi kucaklaşma biliniz ki hayaldir. Fes giyip mukadderat ve mukaddesat savunması yapanlarla kalpak giyip Milli Mücadele’yi gerçekleştirenler hiç şüpheniz olmasın ki bir ve aynıdır. Kutuplaşmayı tarihimize teşmil etme arayış ve amacında olanlar, Türk milletine yapılabilecek en vahim kötülüğü reva gören muhteris ve münafık güruhtur. Türkiye Cumhuriyeti ile Osmanlı İmparatorluğu arasına çomak sokmak, duvar örmek, bariyer dikmek için fırsat kollayanlar unutmayınız ki içimize yuvalanmış gavur tortularıdır. Biz bu tortuları Allah’ın izniyle yeni yüzyılın sunduğu imkanlar dahilinde birer birer söküp atacağız. Ay yıldızlı al bayrak ne kadar bizimse üç hilal de o kadar bizimdir, kıyamete kadar da bu gerçek asla değişmeyecek, değiştirmeye de hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.”

“29 Ekim 1923’te rejimin adı konulmuştur”

Bu hafta sonu Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıl dönümünün coşkuyla, hak edilmiş bir iftiharla, bir asrın birikim ve hatıralarıyla, milletçe beraber kutlanacağını belirten Bahçeli, “Cumhuriyet demek, cumhurun bizatihi kaderine ve geleceğine egemen vasfıyla sahip çıkması demektir” değerlendirmesinde bulundu.

Atatürk’ün 14 Ekim 1925’te İzmir’deki konuşmasında, “Cumhuriyet’in ilanı sayesinde hükümet ile millet arasında ayrılık kalmadığını” dile getirdiğini anımsatarak, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile aziz Atatürk’ün bu tarihi değerlendirmesi pekişmekle kalmamış, asıl mana ve muhtevasını bulmuştur. 29 Ekim 1923’ün ilke ve esaslarıyla, müteyakkız ruh ve felsefesi cumhur ile Cumhuriyeti ayrılmamak üzere kucaklaştıran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yol haritasını çizmiş, ana fikrini teşkil etmiştir. Cumhuriyet, devletin şekil ve biçimi olduğu kadar uygulanan siyasi rejimin de adıdır. Buradan hareketle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile rejimin değiştiğini iddia ve ifade edenler şayet cehaletlerinin kurbanı değillerse kesinlikle su katılmamış yalancılar korosu ve müfteriler koalisyonudur. Hükümet sistemi başka rejim başkadır. 29 Ekim 1923 tarihinde rejimin adı konulmuş ve mevzu bir daha açılmamak üzere kapatılmıştır.”

Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yönetim hayatındaki boşluğun dolduğunu, cumhurun müdahalesi sonucunda önce hasar tespiti sonra kalıcı bir reform yapılarak Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü evresiyle birlikte oluşan demokratik pistten kalkışa geçtiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin inşa ve ihyasının da hürriyet ve bağımsızlık sevdalısı cumhurun marifetiyle sağlandığını belirten Bahçeli, “Nasıl ki Cumhuriyet’ten dönüş yoksa hatırlatırım ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden de dönüş veya sapış olmayacaktır. Millet kararını kesinkes vermiştir. Milletin üstünde dünyevi bir güç veya kudret yoktur. Demokrasiyi ağızlarından düşürmeyen gedikli bozguncuların, yeri geldi mi halkçılık kisvesine bürünen tescilli halk kaçkınlarının milletimizin tercih ve seçimine tahammülsüzlük göstermeleri en hafif tabirle maskeli despotluktur. Cumhuriyet, hürriyet ve bağımsızlığın teminatıdır. Hürriyet ve bağımsızlık aynı şekilde aziz Atatürk’ün de karakteridir, Milli Mücadele’yi muvaffakiyetle sonuçlandıran Türk milletinin can damarıdır. değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

Bahçeli, Cumhuriyet’in, halkın hükümeti ve demokrasinin köklü bir tecellisi olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bu gerçeği kavrayarak Cumhuriyet’in emanetlerini çok güçlü biçimde güncellediği ve geleceğin Türk ve Türkiye Yüzyılı’na taşıyacak stratejik ve siyasi fırsatları sunduğunu vurgulayan Bahçeli, “Eğer Atatürk bugün yaşamış olsaydı, devletimizin geçirdiği badireleri dikkate alarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yılmaz ve yıkılmaz bir müdafaacısı olurdu” diye konuştu.

Cumhuriyet’i ilan eden kurucu kahramanların her zaman, her şart altında milletin hakimiyet ve iradesine bağlı kaldıklarını ifade eden Bahçeli, “Onlar çeteci değildi. Onlar hukuk tanımaz değildi. Onlar plansız, programsız ve strateji yoksunu hiç değildi” dedi.

“Cumhuriyet” fikrinin bir anda, gelişigüzel, keyfekeder ortaya çıkmadığını kaydeden Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk milli kültürü üzerinden yükseldiğine işaret etti. Bahçeli, “Türk milli kültürünü dış mihraklar karşısında bir varlık olarak ortaya çıkarmak ve geliştirmek demek evvela halka yönelmek ve halkın dünden bugüne intikal eden kültür mirasına sahip çıkmak demektir” diye konuştu.

“Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü hayırlı uğurlu olsun”

MHP lideri Bahçeli, geri dönmeyi düşünmeyen Milli Mücadele kahramanlarının aziz hatıraları önünde tazimle eğildiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Sınırsız bağlılık, vazgeçilmez yemin, hiç bitmeyecek azimle büyük Türk milletinin Cumhuriyet Bayramı’nı bugünden kutluyorum. Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü hayırlı uğurlu olsun diyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere istiklalimizin onurunu yedi düvelin alnına kanlarıyla kazıyan şehitlerimize, Milli Mücadele’nin tüm neferlerine, muhterem ecdadımıza Allah’tan rahmetler diliyorum. Huzurlu millet, güçlü devlet, onurlu gelecek mutlaka cumhurla gerçekleşecek, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayıp yaşatılacaktır. Cumhursuz Cumhuriyet, Türksüz millet, parçalı devlet düşleyenlerin, şahadet pınarından kana kana içmeye hazır bir şuur karşısında mahvı perişan olmaktan başka da şansları olmayacaktır. Yaşasın Türk milleti, Türkiye Cumhuriyeti.”

Devlet Bahçeli, günübirlik düşünmenin, devlet aklını köreltmenin, hamasetle günü kurtarmanın, hadiselerin akışına göre politika değiştirmenin, bölgesel tehdit ve tehlikeleri eninde sonunda vatan topraklarına taşıyacağına dikkati çekti.

13 Kasım 2009’da TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmayı anımsatan Bahçeli, şöyle devam etti:
“Hiç kimsenin tereddüdü olmasın ki 14 yıl evvelinden ne söylemişsem arkasındayım ve altındaki imzama da sahip çıkacak ahlaki tutarlılığı sonuna kadar gösteririm. Atını keçeyle nallayan ahmaklar bizim duruşumuzu elbet anlayamaz. Böyle bir beklenti içinde olmadığımızı da paylaşmak isterim. Devlet aklı günlük meşgaleyle değil önümüzdeki yüzyılı okuyan stratejik basiretle tezahür etmektedir. Kısır çekişmelerin, bayağı ezberlerin, söz ve siyasi cepheleşmelerin devlet yönetimine yön vermesi diye bir şey olamaz. Ufuk ötesindeki ufku görebildiğimiz sürece, tehlikelerin ardında yeşeren nevzuhur tehlikeleri tarih şuuruyla okuyabildiğimiz taktirde milli güç kaynaklarını ülkemizin ve milletimizin bekası için devamlı tetikte ve zinde tutabiliriz.”

Milli Mücadele kahramanlarının askeri, siyasi ve diplomatik mücadelelerinin merkezinde Misak-ı Milli’nin zamanlar üstü hükümlerinin bulunduğuna dikkati çeken Bahçeli, Misak-ı Milli’nin ihlal edilemez bir egemenlik beyanı olduğunu ve zaman aşımına tabi olmadığını ifade etti.

“Gazze’yi korumak ecdadın mirasıdır”

Bahçeli, Gazze için ateşkes çağrısı yaparak şu ifadeleri kullandı:
“24 saat içinde ateşkes sağlanmazsa, saldırılar durmazsa Türkiye süratle devreye girmelidir. Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır. Cumhuriyeti insanlık namına garantörlük adına her türlü müdahale ve mücadeleye hazır ve kararlı olmalıdır. Bizde geri adım yoktur.”

“Çocuklar, bebekler, kadınlar ölmesin, zalimler mahvolsun, caniler kahrolsun”

Bahçeli açıklamasına şu sözlerle devam etti:
“Birleşmiş Milletler etkisizdir. BM Genel Sekreteri Refah Sınır Kapısı’nda boy göstermekten başka bir şey yapamamıştır. İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan umut yoktur. Gazze için Kahire Zirvesi’nden bir sonuç çıkmamıştır. İslam ülkeleri atıl ve aciz şekilde Gazze’nin bombalanmasını izlemektedir. O halde Gazze’yi koruma ve kollama misyonu Türk milletinin üzerindedir. Ya kalıcı barış oırtamı sağlanarak iki devletli çözüm için taraflar masaya otururlar ya da Türkiye tepkisini en sert şekilde gösterir. Bizim tutum ve duruşumuz budur. Gazze’ye gitmek gerekirse de hiç kimse meraklanmasın aranılan ve beklenilen her yerde şafak sökmeden olmasını da gayet iyi biliriz. Çocuklar, bebekler, kadınlar ölmesin, zalimler mahvolsun, caniler kahrolsun. Huzur, barış ve istikrar derhal ve ön şartsız çatışma bölgesine hakim olsun.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.