İsrail’den Yeni Skandal: Filistinli Esirlere Yönelik İdam Cezası Tasarısı Meclis’ten Geçmeye Çalışıyor
İsrail’in, Filistinli esirlere zorunlu idam cezası getirmeyi öngören tartışmalı yasa tasarısı, Kasım 2025’te Knesset’te (İsrail Parlamentosu) ilk okumada 39’a karşı 16 oyla kabul edildi. Bu girişim, uluslararası hukuk uzmanları tarafından yargısız infazların yasallaşması ve işgal altındaki Filistinlilere yönelik ayrımcı bir ceza rejiminin tesisi olarak değerlendiriliyor.
Tasarı, Zorunlu Ölüm Cezasını Gündeme Getiriyor
Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve partisi Otzma Yehudit’in (Yahudi Gücü Partisi) baskısıyla hazırlanan tasarı, özellikle 7 Ekim 2023 Hamas saldırısı sonrası intikam söylemini ve gelecekteki olası rehine takaslarını engelleme amacını taşıyor.
- Kapsam: Tasarı, işgal altındaki topraklarda “milliyetçi saikle” bir İsraillinin ölümüne neden olduğu iddia edilen sanıklar hakkında zorunlu idam cezası getirmeyi hedefliyor.
- Ayrımcı İfade: Yasadaki ifadeler, “İsrail vatandaşlarının ölümüne yol açan eylemler, devletin güvenliğine ve Yahudi halkının milli dirilişine zarar verme niyetiyle işlendiğinde” ölüm cezasının zorunlu olacağını belirtiyor. Bu çerçeve fiilen yalnızca Filistinlileri kapsayacak şekilde kurgulanmış durumda.
- İnfaz Süresi: Tasarının en çarpıcı hükmü, İsrail Hapishane Hizmetleri’nin mahkumiyet kararından sonra en geç 90 gün içinde infazı gerçekleştirmesini öngörmesi. Zehirli iğne (Lethal injection) ile infaz yöntemi Knesset komisyonlarında konuşulan bir seçenek.
- Temyiz Mekanizmasının Kaldırılması: Tasarı, cezada indirim, affa başvuru veya temyiz mekanizmasını fiilen ortadan kaldırıyor.
Uluslararası Hukuk ve Güvenlik Uzmanlarından Tepki
Uluslararası hukuk uzmanları, bu yasanın “ırka ve kimliğe dayalı cezalandırma” mekanizmasının açık bir ifadesi olduğunu ve insanlığa karşı suç ile apartheid düzeninin yeni bir ayağı anlamına geldiği uyarısında bulunuyor.
- İsrail İçi İtirazlar: Eski iç istihbarat (Shin Bet) başkanları ve üst düzey hukukçular, yasanın İsrail’i daha güvenli yapmayacağını, tam tersine bölgeyi kontrolsüz bir şiddet sarmalına sürükleyeceğini ve uluslararası izolasyonu artıracağını belirterek tasarıya itiraz ediyor.
İşkence ve Zorla Kaybetme Gölgesindeki Esir Rejimi
İdam tehdidi, zaten uluslararası eleştirilerin hedefi olan Filistinli esir rejiminin üzerine ekleniyor.
- Esir Sayısı: 2025 sonbaharı itibarıyla İsrail hapishanelerinde ve gözaltı merkezlerinde 9 binden fazla Filistinlinin tutulduğu tahmin ediliyor.
- İdari Tutuklama ve Kayıp: Binlerce kişi, hiçbir suçlama yöneltilmeden ve dosyaları avukatlara bile gösterilmeden “idari tutuklama” kararıyla tutuluyor. Gazze’den zorla götürülen sivillerin çoğu, ailelerinin nerede olduğunu bilmediği “zorla kaybedilmiş” statüsünde.
- İşkence İddiaları: Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi raporları, Gazze’den alıkonulan Filistinlilere yönelik işkence, kötü muamele, cinsel şiddet ve tıbbi tedaviye erişimin engellenmesi gibi iddiaların yaygınlaştığını kayda geçiriyor.
- Ölüm Vakaları: İsrail merkezli hekim örgütlerinin raporlarına göre, hapishane içi şiddet ve kötü muamele nedeniyle gözaltında ölen Filistinli esirlerin sayısı son aylarda artmış durumda.
Bu tasarı, adil yargılamanın olmadığı, işkence iddialarının yaygınlaştığı bir sistemde, savunma hakkı kısıtlanmış binlerce insan için “hukuksuzluğun mühürlenmesi” riskini beraberinde getiriyor.