TBMM Genel Kurulunda kabul edilen kanuna göre; 28 Kasım 2022’den önce sözleşmeli personel kapsamında çalışanlar, memur kadrosuna geçebilecek, Memur kadrosuna geçmek isteyenler, kanun yürürlüğe girdikten sonra 30 gün içinde başvuru yapacak, Sözleşmeli sanatçıların yanında bunlarla aynı veya benzer görevleri yerine getiren 4B kapsamında farklı mali ve sosyal haklara sahip olarak 1 yıldan az süreli ve mevsimlik hizmetler kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel de sürekli görev yapan sanatçılarla aynı statüye getirilecek, Açıktan vekil ebe ve hemşire olarak görev yapan ve kanundaki genel şartları taşıyanlar, müracaat etmeleri halinde Sağlık Bakanlığı tarafından ebe ve hemşire kadrolarına atanacak, Mahalli idarelerde sözleşmeli personelin işe alınması, memur kadrolarına ilk defa alınma usulüne tabi olacak ve KPSS ile alım yapılacak.

Teklifin tümü üzerine İYİ Parti Grubu adına söz alan Adana Milletvekili İsmail Koncuk, kanun teklifiyle sözleşmelilik uygulamasının ortadan kalkmadığını, bundan sonra da 3+1 olarak tüm kamuda sözleşmeli uygulamasının devam edeceğini öne sürdü.

Teklifle, kamu kurumlarında çalışma barışının korunmasına ve kurumsal hizmet kalitesinin artırılmasına katkı sağlanmayacağını savunan Koncuk, “Şimdi ‘sözleşmeliler kadroya geçince çalışma barışı yeniden tesis edilecek ve iş verimi, hizmet kalitesi artacak.” diyor. Peki, niye hala sözleşmeliliğe devam ediyorsunuz? Hizmet kalitesini bozan, çalışma barışını bozan bir uygulamaya neden devam ediyorsunuz?” diye konuştu.

Kanun teklifinde eksiklikler bulunduğunu iddia eden Koncuk, şöyle devam etti:

“Mesela ne yok burada? Kur’an kursu öğreticilerine kadro, kapsam dışı bırakılmış. İdari hizmet sözleşmelileri var PTT’de çalışan, bunlar yok. Bunlar da sözleşmeli, bunlar neden yok? Cevabını birileri versin. Uzman çavuşlarımız, sözleşmeli erbaş ve erlerimiz yok burada. Askerlerimiz, hani kahraman askerlerimiz? Yok burada. Sözleşmeli askerlik statüsünü de siz çıkardınız bu milletin başına. Bu neden yok? Bunu biri izah etsin. Kahraman dediğiniz askerlerimize kadrolu çalışmayı bile çok gören iktidar bu düzenlemeyle neyi amaçladığını, bu kahraman dediği askerlere izah etmek zorundadır.”

MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, parti olarak işçinin, memurun, çalışanın, emeklinin sorunlarını çözmek, beklentilerini karşılamak için samimiyetle gayret gösterdiklerini söyledi. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışan ve emeklilerin haklı taleplerine kol kanat gerip çözümüne katkı sağlamaya ve her daim yanlarında olacaklarını belirten Aksu, onların hayatını kolaylaştıracak düzenlemelerin takipçisi olmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Kamu çalışanlarının çalışma şartlarında, mali ve sosyal haklarında önemli iyileştirmelerin yakın zamanda yapıldığını ve reform niteliğinde tarihi adımlar atıldığını anlatan Aksu, memur ve emeklilerin beklentilerinin birçoğunun Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin uygulandığı dönemde Cumhur İttifakı birlikteliğinde karşılandığını vurguladı.

“Cumhur İttifakı birlikteliğinde, ülkemizin kalkınması, milletimizin huzur ve refahı için yılmadan çalışmaya, milletimizin talep ve beklentilerini bir bir yerine getirmeye kararlıyız.” diyen Aksu, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda önümüzdeki günlerde vatandaşlarımızın lehine önemli kazanımlar sağlayacak kanuni düzenlemeler de inşallah sırasıyla hayata geçirilecektir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı’yla istikrar devam edecek, Türkiye yükseldikçe yükselecek ve lider ülke olacaktır. İnanıyoruz ki bu kanun teklifinin yasalaşmasıyla kamuda, statü ve istihdam karmaşasının giderilmesine, ücret adaletinin sağlanmasına ve çalışanlara eşit fırsatlar sunulmasına katkı sağlanacaktır.”

HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, kanun teklifinde 170 civarında milletvekilinin imzası varken şu anda AK Parti sıralarında 3-4 kişinin bulunduğunu belirterek, “İnsanlar ‘acaba biz de bu grubun içerisine girebilir miyiz, biz de kadrolu hale gelebilir miyiz? diye düşünürken ve muhalefetten de bu konuda önergeler vermesini beklerken, bunların muhatap olarak ulaşacağı kimse yok karşımızda.” dedi.

Türkiye’de bir istihdam sorunu olduğunu, ülkenin güvencesiz istihdam cennetine çevrildiğini savunan Turan, “Öyle bir acayip durum var ki, sözleşmelisi, kadrolusu, vekili, taşeronu, ücretlisi, şusu busu… Çalışma rejimini darmadağın ettiniz bu 20 yıllık zaman dilimi içerisinde, şimdi işin içinden çıkılmıyor. Aynı yün yumağına dolanmış kedi yavrusu gibi siz de debelenip duruyorsunuz. Çıkılmıyor işin içinden, birini düzeltsen başka bir tarafı bozuluyor, onu düzeltsen başka bir tarafı bozuluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, partisinin, teklife “evet” oyu kullanacağını ancak düzenlemede eksiklikler olduğunu söyledi.

İktidarın neoliberal politikalarla tahrip ettiği iş güvencesini, bu kanun teklifiyle kısmen giderdiğini savunan Bekaroğlu, bu düzenlemeyle kamudaki sözleşmeli çalışanlardan bir kısmının kadroya geçirileceğinin açıklandığını ancak kaç personelin bu haktan yararlanamayacağının belirtilmediğini ifade etti. Kamuda sözleşmeli personel istihdamının, bu iktidar ve geçmişteki iktidarlar tarafından istismar edildiğini öne süren Bekaroğlu, bugün bu personelin sayısının bilinmediğini belirtti.

Kanun teklifinde ek ders ücretiyle çalışan “vekil” öğretmenler ile usta eğiticilerin yer almadığını anlatan Bekaroğlu, “İmamlara kadro verdiniz, doğru yaptınız. Vekil imamlara kadro veriyorsunuz da niye aynı durumdaki vekil öğretmenlere kadro vermiyorsunuz?” sorusunu yöneltti.

Şahsı adına söz alan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, iktidarın, kanun teklifleriyle bazı sorunları çözerken mağdur kesimler yarattığını iddia etti. Bu süreçte muhalefetin eleştirilerinin dikkate alınmadığını söyleyen Ağbaba, kanun tekliflerinin TBMM’de milletvekilleri tarafından değil Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde hazırlandığını da ileri sürdü.

CHP’li Ağbaba, bugün görüşülen teklifle 4 mağdur kesim oluşturulduğunu savunarak, iktidarın “aileye değer verdiği” yönündeki söyleminin aksine bu düzenlemeyle çalışanların aileleriyle bir araya gelmesini engellediğini söyledi.

Şahsı adına söz alan AK Parti Konya Milletvekili Halil Etyemez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde iktidarları döneminde birçok alanda 100 yılın işini 21 yıla sığdırdıklarını söyledi.

Bu çalışmalarla ülkenin birlik beraberliğini, huzurunu, refahını, demokrasisini, güvenliğini ve kalkınmasını garantiye aldıklarını belirten Etyemez, “Sosyal politika alanını vazgeçilmez olarak görüyor; çalışanını koruyan, çalışamayanına bakan sosyal devlet anlayışıyla politikalarımızı yürüttük, yürütmeye devam ediyoruz. Paylaşımda adaleti önceleyen, emeği ve helal kazancı yücelten bir yaklaşımla çalışanlarımızın emeğinin karşılığını alması için devrim niteliğinde çalışmalara imza attık. Sadece geçtiğimiz yıl çalışma hayatında yaptığımız kapsamlı düzenlemeler, bu alanda bir destan yazdığımızın en başta göstergesidir. 3600 ek gösterge, asgari ücret, Öğretmenlik Meslek Kanunu, memur ve emeklilerin maaş zamları, gelir vergisi istisnaları gibi birçok sorunu çözdük; EYT’yi de çözüyoruz inşallah.” diye konuştu.

Kanun teklifinin yürürlüğe girmesiyle hayata geçirilecek hakları anlatan Etyemez, “Bu kanun, kamu kurumlarında çalışma barışının korunmasına ve kurumsal hizmet kalitesinin artırılmasına katkı sağlayacaktır. Unvan değişikliği ve görevde yükselmenin önündeki engeller kaldırıldığı gibi aile bütünlüğü de sağlanmış olacaktır. Huzurlu, güvenli ve güçlü bir Türkiye’yi inşa etmenin hep birlikte hareket etmekle mümkün olacağını biliyoruz. Daha adil bir dünyanın mümkün olduğunu ifade edecek cesarete sahip olmanın verdiği özgüven bizlere bugün yeni bir şey söyletiyor; bu yüzyıl Türkiye’nin yüzyılı olacak.” değerlendirmelerinde bulundu.

TBMM Genel Kurulunda teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından birinci bölüm üzerindeki görüşmelere geçildi.

Kamuda çalışan 458 bin 615 sözleşmeliye kadro verilmesini öngören Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Kanuna göre, Diyanet İşleri Başkanlığının taşra teşkilatında açıktan vekil imam-hatip ve vekil müezzin-kayyım olarak görev yapanlardan gerekli koşulları taşıyanlar, Başkanlıkça ilan edilecek yerlerde görevlendirilmek üzere imam-hatip ve müezzin-kayyım unvanlı memur kadrolarına atanabilecek.

Açıktan vekil imam-hatip ve vekil müezzin-kayyım olarak görev yapanların unvanlı memur kadrosuna atanması için düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde müracaat etmesi, geçerliliği devam eden Kamu Personeli Seçme Sınavı’ndan yeterli puanı alması, sözlü veya uygulamalı sınavda başarılı olması gerekecek.

Memur kadrolarına atananların 4 yıl süreyle başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakli yapılamayacak. Yabancı uyrukluların, Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin, hizmetine kısmi zamanlı olarak ihtiyaç duyulacakların, Adli Tıp Müessesesi uzmanlarının, Devlet konservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin, İstanbul Belediyesi Konservatuvarı sanatçılarının, dış kuruluşlarda ve yurt dışı teşkilatlarında belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları sağlanabilecek.

Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdama dair hususlar ile yurt dışı teşkilatlarında istihdam edilecek personel için ayrıca olmak üzere sözleşme esas ve usuller Cumhurbaşkanınca belirlenecek.

Yurt dışı teşkilatlarında bu fıkra kapsamında istihdam edilecek sözleşmeli personelin hizmet sözleşmesi süreleri, zorunlu hallerde mali yılla sınırlı olma şartı aranmaksızın Cumhurbaşkanınca belirlenecek.

Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde fesih tarihinden, sözleşmeyi yenilememeleri halinde sözleşmenin bitiminden 1 yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemeyecek.

Devlet Memurları Kanunu’na tabi kamu idarelerinde Cumhurbaşkanınca belirlenecek pozisyon unvanlarında çalıştırılmak üzere işin geçici olması şartı aranmaksızın sözleşmeli personel istihdam edilebilecek. Bu kapsamda istihdam edilen sözleşmeli personelden aynı kurumda 3 yıllık çalışma süresini tamamlayanlar, bu sürenin bitiminden itibaren 30 gün içinde talepte bulunmaları halinde bulundukları yerde aynı unvanlı memur kadrolarına atacak.

Bulundukları pozisyon unvanı ile aynı unvanlı memur kadrosu bulunmayanların atanacağı kadrolar Cumhurbaşkanınca belirlenecek. Bu personel can güvenliği ve sağlık sebepleri hariç olmak üzere 3 yıl süreyle başka bir yere atanamayacak. Memur kadrolarına atananlar, aynı yerde en az 1 yıl daha görev yapacak.

Bu kapsamda memur kadrolarına atananların, sözleşmeli personel pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilecek.

Memur kadrolarına atananlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına göreve başladığı tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanacak ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmayacak. Bu kapsamda memur kadrolarına atananlara iş sonu tazminatı ödenmeyecek.

Yasayla 1 yıldan az süreli, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar ile yükseköğretim kurumlarının araştırma-geliştirme projelerinde proje süreleriyle sınırlı olarak çalışanlar hariç olmak üzere, Devlet Memurları Kanunu’nun 4B ve bazı kanun ve kanun hükmünde kararnameler kapsamındaki sözleşmeli personel ile mahalli idarelerde görev yapan sözleşmeli personelin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren 30 gün içinde yazılı olarak başvurmaları halinde memur kadrolarına atanmaları gerçekleştirilecek.

Mahalli idarelerde kadroya geçirilen personel, sadece mahalli idareler arasında naklen atanabilecek.

4B kapsamındaki sözleşmeli personel ile kurumların özel mevzuat hükümleri kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personelden memur kadrolarına atananlar, sözleşmeli personel olarak geçen süreler dahil olmak üzere 4 yıl süreyle başka bir yere atanamayacak. Dört yıllık sürede, memur kadrosuna atanmadan önce tabi oldukları mevzuata göre yer değiştirme hakkına sahip olanların görev yerleri, söz konusu mevzuatta yer alan süre, usul ve şartlarla değiştirilebilecek.

28 Kasım 2022’den önce sözleşmeli personel kapsamında çalışanlar memur kadrosuna geçebilecek.

Devlet Memurları Kanunu’na göre 4B kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarında çalışanlardan bazıları pozisyonlarının vizeli olduğu teşkilat ve birime, bazıları ise Cumhurbaşkanınca belirlenen memur kadrolarına alınacak.

İl özel idaresi, belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinde çalışan, genel şartları taşıyanlar sözleşmeli personel olarak çalıştırılmalarına esas alınan memur kadrosuna geçirilecek.

Yazılı olarak 30 gün içinde başvurusunu yapanlar, bu madde yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 60 gün içinde kurumlarınca atanacak.

Kanuna göre, 28 Kasım 2022’de askerlik, doğum, evlat edinme, görevlendirme, ücretsiz izin gibi nedenlerle görevlerinde bulunmayanlardan ilgili mevzuatına göre yeniden hizmete alınma şartlarını kaybetmemiş olanlar da düzenlemeden yararlanacak. Bu kişiler için başvuru ve atanmaya ilişkin süreler yeniden hizmete alındıkları tarihten itibaren başlayacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünde sürekli görev yapan sözleşmeli sanatçılar ile bunlarla aynı veya benzer görevleri yerine getiren 4B kapsamında farklı mali ve sosyal haklara sahip olarak 1 yıldan az süreli ve mevsimlik hizmetler kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel de sürekli görev yapan sanatçılarla aynı statüye getiriliyor.

Buna göre yapılacak atamalarda kurumların boş pozisyonları kullanılacak. Yeterli sayıda boş pozisyon bulunmaması halinde atama yapılmasıyla birlikte pozisyon ihdas edilmiş sayılacak. Bu şekilde yapılan atamalar, atama işlemini takip eden 1 ay içinde unvanı, adedi, teşkilatı ve birimi belirtilmek suretiyle Kamu Personel Bilgi Sistemi’nin bulunduğu kuruma bildirilecek. Bu maddenin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkili olacak.

Mahalli idarelerde çalışan sözleşmeli personelin atanması KPSS ile yapılacak. Buna göre sözleşmeli personelin işe alınması memur kadrolarına ilk defa alınma usulüne tabi olacak. Sözleşmeli personelden 3 yıllık çalışma süresini tamamlayanlar talepleri halinde sözleşmeli personel olarak çalıştırılmalarına esas alınan memur kadrolarına atanacak. Bu kapsamda memur kadrolarına atananların 1 yıl süreyle diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakli yapılamayacak. Bunların sözleşmeli personel pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilecek.

Sağlık Bakanlığı teşkilatında açıktan vekil ebe ve hemşire olarak görev yapanların kadroya alınması da sağlanıyor. Buna göre açıktan vekil ebe ve hemşire olarak görev yapan ve kanundaki genel şartları taşıyanlar düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde müracaat etmeleri halinde, Bakanlık tarafından ebe ve hemşire kadrolarına atanacaklar. Bu madde uyarınca memur kadrolarına atananların 4 yıl süreyle başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakli yapılamayacak.

Öte yandan Genel Kurulda kabul edilen Danışma Kurulu kararına göre, TBMM Genel Kurulu yarın çalışmayacak.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, kanun teklifinin kabul edilmesinin ardından, gündemdeki konuların görüşmeleri tamamlandığı için birleşimi 24 Ocak Salı saat 15.00’te toplanmak üzere kapattı.

Yazar Hakkında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir