Dolar 32,2783
Euro 35,0935
Altın 2.401,88
BİST 10.165,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 29°C
Az Bulutlu
Samsun
29°C
Az Bulutlu
Cum 25°C
Cts 27°C
Paz 26°C
Pts 26°C

En Son Teknolojik Fenomen ChatGPT

Sadece adımı biliyorsun, hikâyemi değil…
22 Nisan 2023 23:26

En son teknolojik fenomen ChatGPT, olağanüstü iletişim kurma becerisine sahip bir yapay zekâ sohbet robotu. İnsan beynini kabaca taklit eden devasa bir yapay nöron ağına sahip robot, internetin bilgi kaynaklarını analiz ederek eğitildi. ChatGPT, herhangi bir insanın hayatı boyunca okuyabileceğinden daha fazla metni işleyerek sorulara akıcı bir şekilde yanıt verme ve hatta belirli kişileri taklit ederek soruları onların cevaplayacağını şekilde cevaplama becerisini kazandı. Öyle ki, Karl Marx’ı taklit eden ChatGPT ile siyaset hakkında tartışabilirsiniz.

Sohbet robotlarıyla konuşmayı tedirgin edici bir deneyim olarak görüyorum. Bilinçleri var mı? Muhtemelen yok. Ancak teknolojik gelişme hızı göz önüne alındığında, önümüzdeki birkaç yıl içinde bilinçli olacaklar mı? Ve olsalar da bunu nasıl bilebiliriz ki?

Bir makinenin insan benzeri bir bilince sahip olup olmadığını ya da bu bilinci anlayıp anlamadığını tespit etmek bir bilim-kurgu varsayımından çok daha fazlası. YZ (yapay zekâ) o kadar güçlü ve hızlı büyüyor ki, insanlar için bir tehlike oluşturması an meselesi. Bizden daha akıllı makineler inşa ediyor ve dünyamızın kontrolünü onlara veriyoruz. Yapay zekayı nasıl bizimle çatışacak şekilde değil, insan ihtiyaçlarıyla uyumlu olacak şekilde geliştirebiliriz?

Bilinç neden önemli?
Mantığa aykırı gibi gelse de iyi huylu bir YZ yaratmak, onu daha az değil, daha bilinçli hale getirmeyi gerektirebilir. YZ ile ilgili en yaygın yanlış anlamalardan biri, eğer zeki ise bilinçli olması gerektiği ve eğer bilinçli ise o zaman otonom olup dünyayı ele geçireceği düşüncesi. Ancak bilinç hakkında daha fazla şey öğrendikçe, bu fikirlerin doğru olmadığı görülüyor. Karmaşık kararlar alan otonom bir sistem bilinç gerektirmez.

Bilinçle ilgili en önemli şey, insanoğlu için bilincin sadece benlikle ilgili olmaması. Onu kendimizde görürüz, ama aynı zamanda onu algılarız ve etrafımızdaki dünyaya yansıtırız. Bilinç, evrenin bizi empatik ve toplum yanlısı bir tür haline getirmek için bize verdiği araç setinin bir parçası. O olmasaydı, zorunlu olarak sosyopat olurduk, çünkü toplum yanlısı davranış için gerekli araçlardan yoksun olurduk. Ve bilincin ne olduğuna dair bir kavram ya da diğer varlıkların bilince sahip olduğuna dair bir anlayış olmadan, makinelerin sosyopat olduğunu söyleyebiliriz.

Şu anda makine bilinci için elimizdeki tek teşhis aracı, İngiliz bilgisayar bilimcisi Alan Turing’in adını taşıyan bir düşünce deneyi olan Turing testi. Bu testin en yaygın versiyonuna göre, eğer bir kişi bir makineyle sohbet eder ve makinenin verdiği tepkileri gerçek bir insanınkilerle karıştırırsa, o zaman makine etkin bir şekilde bilinçli olarak kabul edilmeli.

Turing testi, başka bir varlığın bilincinin, onun iletişim kurma biçimine dayanarak, yalnızca dışarıdan yargılayabileceğimiz bir şey olduğunun kabulü. Ancak testin sınırları son derece açık. Sonuçta, evcil bir köpek sohbet edemez ve bir insan gibi davranamaz. Bu onun bilinçli olmadığı anlamına mı geliyor? Eğer bir makinenin testi geçmesini gerçekten istiyorsanız, karşısına küçük bir çocuk koyup makineyi konuşturabilirsiniz. Hatta bu sadece çocuğu değil, bazı yetişkinleri bile kandırabilir.

Alan Turing Life Haber Ajansı

Gerçek şu ki, Turing testi bir makinenin veya ChatGPT gibi bir bilgisayar programının içinde neler olup bittiği hakkında pek bir şey ortaya koymuyor. Bunun yerine gerçekten test ettiği şey, insan katılımcının sosyal bilişi. Sosyal hayvanlar olarak evrimleştik ve beyinlerimiz içgüdüsel olarak çevremizdeki nesnelere bilinç, eylemlilik, niyet ve duygu yansıtıyor. Zihinlerle dolu bir dünya görmeye hazırız. Eski mistik inançlara göre her nehir ve ağacın içinde bir ruh vardı. Benzer bir nedenden ötürü, insanlar patates veya araba gibi rastgele nesnelerde yüzler görmeye eğilimli.

Alan Turing tarafından 1950 tarihli bir makalede önerilen orijinal test, insanların bugün konuştuğu versiyondan daha karmaşık. Turing’in bilinç hakkında tek kelime etmemesi de dikkat çekici; makinenin öznel bir deneyime sahip olup olmadığı konusuna hiç girmedi. Sadece bir insan gibi düşünüp düşünemeyeceğini sordu.

Turing, oyuncunun A ve B adında iki kişinin cinsiyetini belirlemesi gereken bir “taklit oyunu” hayal etti. Biri erkek diğeri kadın, ancak oyuncu onları göremiyor ve onlar hakkında yalnızca yazılan soru ve cevapları değiş tokuş ederek bilgi edinebiliyor. A sorulara aldatıcı bir şekilde yanıt verir ve oyuncu cinsiyetini yanlış tanımlarsa oyunu kazanıyor, B ise doğru yanıt verir ve oyuncu cinsiyetini doğru tanımlarsa oyunu kazanıyor. Turing’in fikri şuydu: Eğer A ya da B’nin yerine bir makine konursa ve makine oyunu gerçek bir insan kadar sık kazanabilirse, o zaman makine insan düşüncesinin inceliklerini (tartışma, manipülasyon ve diğer insanların ne düşündüğünü tahmin etme) öğrenmiş olmalı.

Turing’in testi o kadar karmaşıktı ki, onun çalışmalarını popülerleştiren insanlar kısa süre içinde testi tek bir insanla konuşan tek bir makineye dönüştürdü. Ancak orijinal testin tüm amacı tuhaf karmaşıklığıydı. Sosyal biliş zor ve bir zihin teorisi gerektiriyor; yani diğer insanların zihinleri olduğuna dair bir bilgi ve bu zihinlerde neler olabileceğini tahmin etme becerisi.

Eğer bir bilgisayarın bilinçli olup olmadığını bilmek istiyorsak, o zaman bilgisayarın bilinçli zihinlerin nasıl etkileşimde bulunduğunu anlayıp anlamadığını test etmeliyiz. Başka bir deyişle, ters Turing testine ihtiyacımız var: Bakalım bilgisayar bir insanla mı yoksa başka bir bilgisayarla mı konuştuğunu anlayabiliyor mu? Eğer farkı anlayabiliyorsa, o zaman belki de bilincin ne olduğunu biliyor. ChatGPT henüz bu testi kesinlikle geçemiyor: Zihni olan canlı bir insana mı yoksa hazır sorulardan oluşan bir listeye mi yanıt verdiğini bilmiyor.

Önemli kararlar alabilen sosyopatik bir makine son derece tehlikeli olabilir. Şimdilik, sohbet robotlarının yetenekleri hala sınırlı; onlar aslında birer oyuncak. Ancak makine bilinci hakkında daha derin düşünmezsek, birkaç yıl içinde bir krizle karşı karşıya kalabiliriz. Eğer bilgisayarlar her halükârda bizden daha iyi düşüneceklerse, onlara insani sosyal biliş kazandırmak, onları insani değerlerle uyumlu hale getirmek için en iyi şansımız olabilir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.