Dolar 32,5921
Euro 34,8652
Altın 2.502,81
BİST 9.684,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 20°C
Az Bulutlu
Samsun
20°C
Az Bulutlu
Cts 18°C
Paz 21°C
Pts 19°C
Sal 30°C

Adil Düzen Ekonomisi

5 Temmuz 2023 08:53
838

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Türkiye’de adil düzen ekonomisi uygulanmıyor. Türkiye’de uygulanan ekonomik düzen, Irkçı Emperyalizmin finans kapitalizminin rant ekonomisidir. Bu sömürü düzeninin özellikleri şunlardır: 1. Faizcidir, üretimden değil gelir ve tüketimden vergi toplar. Düşük ücret ve düşük taban fiyatları vasıtasıyla halkı ezer ve sahip olduğu bütün imkânları elinden alır.

2. Kur, faiz oranları ve enflasyon politikaları vasıtasıyla halkın imkânlarını iç ve dış sermaye gruplarına aktarır. Bütçeyi “denk bütçe” esasına göre değil, açık verecek şekilde yapar. Bütçe açığını da faiz maliyeti yüksek borçlanmalarla kapatır. 3. Kamu borçlanma gereğini en üst düzeyde tutar ve bunu maliyeti yüksek faizli iç ve dış borçlanmalarla karşılayarak, halkın ve devletin imkânlarını Siyonizm’e ve yandaş rantiye gruplarına aktarır. 4. İsrafçıdır. Yerli üretimi bitirir. İhracatı azaltır, ithalatı artırır, dış ticaret açığını büyütür. Bunun sonucunda büyük bir cari açık ortaya çıkar. 5. Giderek büyüyen cari açığın sıcak para ile karşılanması neticesinde, ekonomiyi dış müdahalelere açık hale getirir ve ülkeyi sürekli kriz tehdidine maruz bırakır. İç ve dış borçların sürekli artmasıyla ülke kaynakları faize aktarılır. 6. İşsizliği artırır, gelir dağılımını bozar, sosyal huzursuzluk riskini artırır. 7. Özelleştirme adı altında, milletin tasarrufları ile oluşturulmuş milli kuruluşları şaibeli bir şekilde satar, bunun neticesinde ülke ekonomisinin bel kemiği durumundaki tesisler, güvenlik ve savunmamızla ilgili sektörler, topyekûn küresel sermayenin eline teslim edilir. Yirmi yıldır iktidarda olan Ak Parti ve Sayın Erdoğan, bu zulüm ve kölelik düzenini yürüttüğü için, Türkiye içinden çıkılmaz bir hale gelmiştir. Yeniden seçimleri alan iktidar, Irkçı Emperyalizmin faizci finans kapitalizminin rant ekonomisinden dönme eğiliminde değildir. Mehmet Şimşek’in maliye bakanı yapılması, Hafize Gaye Erkan’ın Merkez Bankasının başına getirilmesi, Siyonizm’in hile rejimine ve faizci kapitalist kölelik düzenine teslimiyetin göstergesidir. Türkiye, bir başka Derviş olayı ile karşı karşıyadır. Türk ekonomisi tekraren; İngiliz ve Amerika Siyonist sermayenin iki elemanına teslim edilmiştir. Anlaşılan ekonomik yıkım, birtakım güçlendirmeler ve gaz almalarla devam edecektir. Eden buluyor. Sünnetulahın kuralları işliyor. Şerden hayır bekleyenler, cehaletin zifiri karanlığında yok olmaya koşuyorlar.

ÇIKIŞ YOLU
Sayın Erdoğan’a, vasıtasıyla işbaşına getirilen Mehmet Şimşek ve Hafize Gaye Erkan’a samimi telkinimiz; yaşanan bu ekonomik felaketi önlemek için Adil Ekonomik Düzene geçmek gerekir. Bunun dışında başka bir kurtuluş yolu yoktur. Bunu görmeniz ve anlamanız umulur. Muhalefetin de bu gerçeği görmesi gerekir. Muhalefet seçimlere, benzer bir ekonomik model vadiyle girdiği için Sayın Erdoğan’a seçimi hediye etti. Muhalefet, açık ve net olarak Adil Ekonomik Düzene geçeceğiz diyemedi. Faiz ve haksız vergiler konusunda milletin önüne net bir tavır koyamadı. Önce Ahlak ve Maneviyat konusunda inandırıcı çözümler sunamayan muhalefet, eğitim konusunda da net ve anlaşılır şeyler söyleyemedi. Aynı firmanın ürününü satmaya çalışan iki pazarlamacıdan daha inandırıcı olan öne geçmiş oldu. Burada Millî Görüşçülerin ve Saadet Partililerin çıkarması gereken büyük dersler vardır. Bu olayın okumasını hikmetle yapan Saadet Partisi kadroları, yeniden umut haline gelecektir. Çıkış yolu; Adil Düzene, Adil Ekonomik Düzene geçmektir. Kuvveti üstün tutan bir zihniyetten hakkı üstün tutan bir zihniyete dönmeden Adil Ekonomik Düzene de dönülemez. Adil Ekonomik Düzene dönmek demek, Türkiye’nin Bütünüyle Kalkınmasını istemek demektir. Adil bölüşüm, herkese refah, sadece Adil Ekonomik Düzenle sağlanır. Önce Ahlak ve Maneviyat, Adalet ve Refah, Millî Görüş ile olur. Denilebilir ki, iktidar bu kadar zulümleri yaptığı halde bir şey olmuyor? Olanları görmek için de insanda biraz hidayet ve feraset olması gerekir. İnsanların kahir ekseriyeti, öldüklerinde uyanacaklar, o zaman gerçekleri görecekler ama bunun da onlara orada bir faydası olmayacaktır. Ölmeden önce ölenler, hakikati görüyorlar ve uyarıyorlar. Millî Görüş uyanıklık demektir, yoksa ben de Millî Görüşçüyüm deyip yürütülen zulüm düzenine payanda olmak değildir.

ŞARTLAR
Adil Düzene, reel ekonomiye geçişin başarılabilmesi, bazı şartlara bağlıdır. Bunların başında kadro gelir. Millî Görüş’e, milli heyecana ve başarma aşk ve azmine sahip, bilgi, plân, program, takip, intaç sistemini disiplinle uygulayacak kadro ile bu olur. İkincisi zihniyettir. Milletin kendi kaynaklarına güvenmek ve onları harekete geçirmek; üretim, istihdam ve ihracat seferberliğini başlatmak; bölüşümde herkesin hakkını almasını, ülkenin bütününün kalkınmasını ve bütün gelir gruplarının milli gelirden dengeli ve adil bir şekilde pay almasını sağlamak esas alınmalıdır. Bu geçişte gözetilecek temel esaslar ise şunlardır. 1. Önce Ahlâk ve Maneviyat prensibi bütün yönleri ile uygulamaya konulmalıdır. Bu olmadan hiçbir şey olmaz. 2. Ekonomik faaliyetler serbest piyasa kurallarına göre yürütülmelidir. 3. Vergi sistemi bütünüyle elden geçirilmeli ve verginin âdil ve haklı olması sağlanmalıdır. 4. Doğal kaynaklar harekete geçirilmelidir. 5. Ekonomiye dış müdahaleler önlenmelidir. 6. 54. Erbakan Hükümeti zamanında kurulan ‘Havuz sistemi’ tesis edilmeli, kamunun gereksiz borçlanmasının önüne geçilmelidir. 7. Denk bütçe yapılarak kamunun borçlanma ihtiyacı kaldırılmalıdır. 8. Halkın alım gücü artırılmalı, iç tüketim canlandırılmalı, bu sayede ekonominin büyümesi sağlanmalıdır. 9. Özelleştirme adı altında yapılan yabancı ve yerli tekellere peşkeş çekme derhal durdurulmalı, oluşmuş tekelleşme rekabete açılmalıdır. Türkiye; faizden, zulüm vergilerinden, kumardan, israftan, haksız kazanç yollarından kurtulabilirse düzlüğe çıkabilir. Sadece nas var demek yetmiyor, Adil Düzen ekonomisine geçmek gerekiyor. Selam hidayete tabi olanlara…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
27 Mart 2024 06:14
25 Ekim 2023 10:01
2 Ağustos 2023 09:09
29 Temmuz 2023 15:10
22 Temmuz 2023 12:40
19 Temmuz 2023 08:12
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.