Dolar 32,3565
Euro 34,4292
Altın 2.435,74
BİST 9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 22°C
Açık
Samsun
22°C
Açık
Pts 30°C
Sal 28°C
Çar 27°C
Per 17°C

Cumhur’un, Kin ve Nefret Dili

29 Nisan 2023 11:39
475

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

2023 seçimlerinin yapılacağı 14 Mayıs gününe sayılı günler kaldı. Cumhur İttifakı sözcülerinin, Millet İttifakı’nı oluşturan partiler ve adayları için kullandıkları dilin ve yakıştırdıkları sıfatların, ne İslam ahlâkında, ne de bilinen ahlâk sistemlerinde bir karşılığı yoktur. Yirmi yıllık iktidarları döneminde sebep oldukları manevi tahribatın, ekonomik yıkımın ve dış politika faciasının bütün günahını Millet İttifakı bileşenlerine yıkmaya çalışmaları, büyük bir pişkinlik örneğidir. Cumhur İttifakı sözcülerinin kullandığı bu nefret dili, Allah’a ve hesap gününe inanan bir Müslüman’ın ve müminin dili olamaz. Türkiye, savaşa değil seçime gidiyor. Cumhur İttifakı bileşenleri dost, Millet İttifakı bileşenleri düşman tarafı değildir. Seçim çalışmalarını, böylesi bir kutuplaştırma üzerine bina edenler bilsinler ki, bu dil sonunda kendileri için bir hezimet sebebi olacaktır. Millet İttifakı’nın Sayın Cumhurbaşkanı adayı; “Ben Aleviyim. Hak Muhammed Ali inancı ile yetişmiş samimi bir Müslüman’ım. Allah’ın verdiği bir canım var, kul hakkı yemem. Harama, beytülmale el uzatmam… Kimliklerimiz bizi biz yapan varlığımızdır. Ve elbette onurla sahip çıkmamız gerekir, onları seçemeyiz. Onlarla doğarız, büyürüz ve yaşarız. Ancak hayatta seçebileceğimiz çok önemli şeyler var. İyi bir insan olmayı, dürüst olmayı, ahlâklı olmayı, vicdanlı olmayı, erdemli ve adil olmayı seçebiliriz. Daha iyi bir yaşamı özgür ve zengin bir ülkede yaşamayı seçebiliriz…” dediği için mi, bölücü, vatan ve millet düşmanı ilan ediliyor. Saadet Partisi; Millet İttifakı içinde yer aldığı için, sözüm ona dini bütün kimi kimseler tarafından, şeytanın bile aklına gelmeyecek iftiralara maruz kalıyor. Bu, dini bütün insanların çoğunluğu, belki de elebaşları namaz kılıyorlar ama iki namaz arasında, işledikleri bütün kirli işleri, kıldıkları namaz ve tuttukları oruç örtmüyor. İnandığımız ve yaşamaya çalıştığımız İslam, bu yapılan zulümleri, atılan iftiraları ve karalamaları uygun bulmuyor, ancak sizler güncellenmiş ABD İslam’ının icaplarına uyarak, belden aşağıya vurmaktan çekinmiyorsunuz. Allah’tan korkun diyeceğiz ama ona da çoktan bir kılıf uydurduğunuza şahit oluyoruz. Biz inanıyoruz ki hidayet Allah’tandır. Dün zulüm yolunda olan bir kimse, bir vakit gelir, Allah’ın inayetiyle adalet yoluna dönebilir. Dün adalet yolunda olan bir kimse, bir vakit gelir, şeytanın telkin ve teklifine uyarak zulüm yoluna sapabilir. Bunun nasıl olduğunu en iyi Milli Görüş gömleğini çıkarıp, Erbakan ve arkadaşlarını yarı yolda bırakalar bilir.

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
Bir iktidarın başarısı; eğitimle, yetiştirdiği gençliğin kalitesiyle, topluma kazandırdığı ahlâkı ve manevi değerlerle ölçülür. Bir iktidarın başarısı; yirmi yıldan beri yapılamayan, Ordu, Fatsa/Korgan/Niksar ve benzeri yollarla, bir türlü bitirilemeyen Fatsa/Ordu çevre yolu ve benzerleriyle ölçülür. Bir iktidarın dindarlığı, faize karşı tutumuyla, kumara, zinaya, domuza karşı takındığı tavırla ölçülür. AK Parti iktidara gelmeden önce benim nüfus cüzdanımda din hanesinin karşısında İslam yazıyordu. AK Parti iktidarı döneminde benim nüfus cüzdanıma “İslam” yazılmaz oldu. Niçin bileniniz var mı? Dindar AK Parti döneminde, Müslümanların inandığı kutsal kitap, Kur’an-ı Kerim okullarda seçmeli ders olarak okutulmaya başlanmış. Peygamberimizin; “Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir” beyanına rağmen Kur’an’ın seçmeli ders olarak müfredata alınması, hangi dindarlığın ölçüsüdür. Bunu birisi, nasıl izah edecekse çıkıp, izah etsin… Bir iktidarın başarısı, üretimle, sanayileşme ile ölçülür. Giresun kâğıt fabrikasını ve diğerlerini kapatıp yerine Millet Bahçesi yapmakla ölçülmez. Erbakan Hoca’nın kurduğu Gümüş Motor fabrikasının yerine Millet Bahçesi yaparak Erbakan’ın yolunda olunmaz. Bir iktidarın başarısı 1 trilyon 600 milyar liralık iç borca tahakkuk ettirilen, yaklaşık 2 trilyon 600 milyar faizle ölçülür. Nereden nereye değil mi? Cumhur İttifakı bu seçimlere; “Türkiye Yüzyılı için doğru zaman doğru adam” ve “Doğru adımlarla yola devam” sloganlarıyla gidiyor. Bu sloganlarla milletimize sanki Millet İttifakı ve adayları işaret ediliyor. “Cumhur” kelimesi, azınlığı ezen çoğunluğu, “Millet” kelimesi ise, bütünlüğü, kucaklaşmayı ve birlikte yönetmeyi ifade etmiyor mu? İttifakların isimleri bile, anlayana çok şey anlatıyor.

DOĞRU ADAM
Doğruluk; bütün güzel ahlâk esaslarının kendisinde toplandığı ve dürüstlük ve sadakatin kaynağı olan yüce bir ahl3aktır. Allah Müslümanların doğru olmasını emrederek ifsat ve yalana kulak vermekten uzak durmalarını ister. Peygamberimiz buyuruyor: “Doğruluk iyiliğe götürür, iyilik de cennete götürür… Yalan söylemek kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. İnsan, yalan söyler durur da, sonunda Allah katında yalancı diye yazılır.” Doğruluk, adil bir düzenin direğidir. Doğru adamın dilinden, muhataplarını tahkir edecek kötü söz çıkmaz. Doğru adam; asla yalan söylemez İslam’dan ve adaletten ayrılmaz. Kin ve nefret; cehaletin karanlığı, sevgi ve şefkat; İslam’ın aydınlığıdır. İnancında, ibadetlerinde, kamu görevi yaparken doğru olmak Müslüman’ın en büyük özelliğidir. Doğru adam; Allah’ın rızasına koşan, topluma güven veren emin bir kimsedir. Doğru adam; şu dört şeyden dolayı doğru ve emin olur: 1-Akıl: Her şeyden önce sağlam bir akıl, insanı güzel olan eylemlere çağırır ve kötü olan eylemlerden de uzaklaştırmak ister. 2-İslam: Çünkü İslam, sağlam aklın sakıncalı gördüğü eylemlere izin vermez. 3-Kişilik: Karakterli bir kişilik, insanı doğruluğa yönlendirir ve yalancılığı engeller. 4-Doğru tanınma isteği: İnsanlar, bulundukları toplumda doğru ve emin bir kişi olarak tanınmak ve bilinmek isterler. Bununla kişi öyle bir konuma gelir ki, hiçbir sözü yadırganmaz ve kendisine asla pişmanlık gelmez. Selam hidayete tabi olanlara…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.