Dolar 32,5877
Euro 34,7325
Altın 2.474,45
BİST 9.805,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 19°C
Parçalı Bulutlu
Samsun
19°C
Parçalı Bulutlu
Sal 29°C
Çar 30°C
Per 21°C
Cum 18°C

Hâlden Anlamak

19 Nisan 2023 10:18
465

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İnsanlar, hayatı birlikte yaşamak zorunda olan sosyal varlıklardır. İnsanların insan olmaktan bile yorulduğu bu günlerde, muhtaç olanın, mağdurun, köşeye sıkışanın derdine çare olabilecek tek olumlu yol, halden anlamaktır. Halden anlamak, kendisinin ihtiyacı olduğu halde başkasını kendi nefsine tercih etme duygusudur. Diğerkâmlık; bir kimsenin, kendisinin muhtaç olduğu bir şeyi başka bir muhtaca vermesi, onu kendine tercih etmesi, başkasını kendinden daha çok düşünmesi demektir. Hepimiz açısından Müslümanlık, doğan imkânları, adil bir şekilde layığına, hak edene, diğerine göre daha muhtaç olana vermektir. Peygamberimiz ne yaptıysa onu yapmak gerekir demek kolaydır. Ama iş tatbikata geldiğinde, buna riayet edilmezse, bu da büyük bir vebal doğurur. Peygamberimiz; “Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez. Onu düşman eline vermez. Her kim Müslüman kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Her kim bir Müslüman’ın bir sıkıntısını giderirse Allah da onun, bu iyiliği sayesinde kıyamet sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Her kim dünyada, bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allah da kıyamet günü onun ayıbını örter” buyuruyor. Peygamberimizin bu emrine, buyruğuna, riayet etmek, kardeşliği pekiştirir. Peygamberimiz, kendisine gelip halini arz eden hiçbir muhtacı azarlamamış, onu kınayıp huzurundan dışarı etmemiştir. Çünkü Peygamberimiz, kendisinden bir şey istendiğinde asla “Hayır” dememiştir. Peygamberimiz emrediyor: “Allah için size sığınan kimseye sığınak olun. Allah için isteyen kimseye verin. Sizi davet edene icabet edin, size bir iyilik yapana karşılığını verin. Eğer onun karşılığını verecek bir şey bulamazsanız, karşılıkta bulunduğunuzu kanaat getirinceye kadar ona dua edin.” Bu hadis uygulanmayacaksa, müminler kimin kapısına gidip halini arz edecek? Bu durumlarda, sessiz çığlıklar atarız, birileri bizi kalbiyle duysun, yaralarımızı sarsın diye. Bizi en çok çaresizliğe iten şey, hâlimizden anlayacak durumdayken, ilgilinin bunu görmezlikten gelmesidir. Toplumsal huzursuzlukların sebebi, hâlden anlamayan, keyfi ne isterse onu yapan ve asla diğerkâmlık kuramayan muktedirlerdir. Ramazan ayında tuttuğumuz oruçlar, hâlden anlamayı sağlayan bir etki yapmaz ise, bu gayret boşuna sayılır.

DURUMUMUZ

Öyle bir duruma geldik ki, kardeşim dediklerimizin sıkıntıları bizleri rahatsız etmemeye başladı. Önceleri kendimizi, darda olan kardeşlerimizin yerine koyardık ve anlardık hâllerinden. Şimdi ise bana dokunmayan yılan bin yaşasın, ben iyi olayım yeter, zaten herkesin derdi kendine diyen kimseler haline geldik. Unuttuk, bütün güzel ahlâki değerleri, emeği, iyiliği, dostluğu unuttuk ve bencilleştik. İslam’da kimse kendisi için değil, kardeşi için çalışır esasını hayatımızdan çıkarıverdik. Yardımlaşmanın, dayanışmanın zirve yaptığı bu Ramazan ayında, daha merhametli olunması gerekirken, daha acımasız olduk ve kabalaştık. 2023 seçimlerine giderken siyasi liderlerin dilinde görüyoruz bu acımasızlığı ve kabalığı. Elde olan çabuk tükeniyor, kimse bir diğerine katlanamaz hale geliyor. Bir Müslüman, diğer bir Müslüman kardeşine; “Sen ne zaman adam olacaksın” diyor da, kendisinin ne zaman adam gibi adam, ahlâklı ve merhametli bir arkadaş olması gerektiğini aklından bile geçirmiyor. Sevmek, gönül almak, ince düşünmek, güzel konuşmak, hâlden anlamak, düşeni kaldırmak, ağlayanı güldürmek hep hava gibi bedavadır, biliyor musunuz? Ama insanlık bunların hepsini çok pahalı görüyor ve birbirinden esirgiyor. Onun için de Müslümanların iki yakası bir araya gelmiyor. Allah bizi, birbirimizle imtihan ediyor, ama biz bu imtihanı birlikte kaybetmenin haline bürünüyoruz. Kınadığımız bir kardeşimizi kınadığımız şeyle sınandığımızda, hatamızı anlıyoruz, sonra helallik diliyoruz, ancak kırılan testi bir daha eski halini almıyor. Bunun için Peygamberimiz; “Sizden biriniz kendisi için sevdiğini, mümin kardeşi için de sevmedikçe iman etmiş sayılmaz” buyuruyor. Müslüman olduğumuzu anlamak ve sağlam mümin olabilmek için önce başkalarının halinden anlamamız gerekiyor. Vicdan ve diğerkâmlık gibi konuların yok olmaya yüz tuttuğu günümüzde, en azından başkalarının durumunu görüp anlayarak insanlığımızı yeniden ihya etmeliyiz. Kardeşlik ve dostluk; bir şeyi sevmek, ona yakınlık duymak, onun saadetini istemektir. Hakka hizmet edersiniz, başarılı da olabilirsiniz, ancak bu hizmet ve başarıda fedakâr bir şekilde “ensar” olanların hukukunu gözetmeyip, itibarlarına halel getirirseniz, kazandıklarınızı da kaybedersiniz.

SADIK DOSTLAR

Cennetle müjdelenen on sahabe, niçin bu iltifata mazhar olmuştur? Bunu doğru okumak gerekir. Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Sad Bin Ebi Vakkas, Ebu Ubeyde Bin Cerrah, Abdurrahman Bin Avf, Talha Bin Ubeydullah, Zübeyr Bin Avvam, Said Bin Zeyd. Mekke’de ilk Müslüman olan bu şahsiyetler, Hz. Peygamber’e ve İslam davasına büyük katkıları olan kişilerdir. Bütün peygamberlerin böyle sadık dost ve yardımcıları vardır. Bir lider olarak Peygamberimizin yakın çalışma arkadaşları, sadık dost ve yardımcısı bu sahabeler olmuştur. Dört büyük halife, bu sahabeler arasından seçilmiştir. Diğerleri de önemli görevlere getirilmiştir. Ne zaman ki bunların hukuku gözetilmemiş, ümmet birbirine girmiştir. Akıllı ve şuurlu bir İslam toplumu ve emir sahipleri için bu konu önemli bir örneklik teşkil eder. Allah bu on sahabeyi boşuna cennetle müjdelememiştir. Elbette ki bunun derin hikmetleri vardır. Bu hikmeti kavrayan emir sahipleri, yük taşıyan böylesi insanları israf etmezler. Bunlar, cam bardak gibidirler, bir kırıldı mı bir daha tamir olmazlar. Bir seçime giderken, bu gibi hassas konulara dikkat etmek gerekir. Millet İttifakı, Türkiye için önemli bir fırsattır. Bu fırsat kaçırılmamalıdır. Yoksa bunun hesabı, ağır olur. Selam hidayete tabi olanlara…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
27 Mart 2024 06:14
25 Ekim 2023 10:01
2 Ağustos 2023 09:09
29 Temmuz 2023 15:10
22 Temmuz 2023 12:40
19 Temmuz 2023 08:12
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.